Gizli Yara”yı elime aldığımda sadece bir kitap okumaya başlamadım, sanki yarım kalmış bir geçmişin içine adım attım.
Bosna’nın ağırlığı her satırda hissediliyor. Savaşın geride bıraktığı şey sadece yıkım değil; insanların içinde büyüyen sessizlik, anlatılamayan acılar ve kapanmayan yaralar…
Dejan ve Zerina’nın hikâyesi de tam burada başlıyor. İki farklı dünya, iki farklı inanç… ama aslında ikisini de aynı şey birleştiriyor: kaderden kaçamamak.
Ve en çok akılda kalan şeylerden biri de o buluşmalar… Irmakların kenarında, sanki dünyadan uzak bir yerde karşılaştıkları o anlar… Her seferinde yarım kalan cümleler, söylenmeyen duygular ve içte büyüyen bir sessizlik…
Bazı sayfalarda kelimeler yetmiyor, sadece hissediyorsun.
“Bazı insanlar kaderinden kaçamaz, sadece ona biraz geç ulaşır.”
Hikâyenin içinde herkes kendi yükünü taşıyor. Selma’nın suskunluğu, geçmişin gölgesinde kalan hayatlar… hepsi birbirine karışıyor.
Ve insan şunu fark ediyor: Bazı yaralar görünmez olur ama en derin olanlar da onlardır.
“Bazı acılar ne zamana karışır ne de toprağa gömülür…”
Ve hikâyenin sonunda geriye sadece bir his kalıyor… tamamlanmamış ama unutulmayan bir şey gibi.
“Gizli Yara” tam olarak böyle bir hikâye… sessiz ama insanın içinde iz bırakan bir yolculuk.
#edebiyat #kitapyorumu #kitaptavsiyesi #okudumbitti #kitapsever roman kitapalıntıları okumaalışkanlığı aşkromanı bosna kitapönerisi edebiyatseverler kitapaşkı okumakgüzeldir@gizliyara.roman eline emeğine sağlık okuyanın bol olsun tebrik ediyorum yolun açık olsun kalemin Keskin olsun