İnsanoğlunun hür günleri, mesut günleri kapımızı çalıyor. Ne galip ne de mağlup vardır. Yanlız, yanlız insanoğlunun hür düşüncesi, temin edilmiş istikbali, istismarsız çalışması garanti edilmiştir. Yaşamak, sevişmek.... Diyor.
Bugünlerde İstanbul nahiyetlerinden birinde gecelerimi geçirmek mecburiyetindeyim. Saat dokuzdan sonra, nahiyede mühtiş bir karanlık denizin içinde çıkar, etrafı doldurur, nahiye derin bir uykuya dalar, tüm bu saatlerde insan arayan serin bir rüzgar sessiz ve karanlık sokakları ve sahipsiz köpekleri, dostsuz kedileri bulur, böyle sabahlara doğru giderdik.
Yoğun cumartesilerden sonra gelen insanın ruhunu ince bir kumaş gibi daraltan, yalnızlığınla cirit attığın o pazarları ve bulutların kurşuni bir griye boyaıdğı gökyüzülerini hiç sevemedim. Benim ruhumun bir parçası değillermiş gibi hayatımdan yoğun bir etkiye sahip olmadan silinip gittiler.
Halise Çtlkaya
Yazacak bir şeyim olmasa da, bana onca aşklar kaybettirmiş olan o yararsız titizliğimle her sabah kötüphaneyi elden geçiririm. Yardakçım olan kitaplarım elimin altındadır.