• Zaten hayatın ehemmiyetli vakaları hep beklenmeyen dakikalarda çıkmaz mı?
  • Mai ve Siyahın Türk klasiklerinde tartışılmaz bir yeri olduğunu biliyordum. Ancak kitabı almadan önce bazı endişelerim vardı. Hikaye ilgimi çekecek mi? Akıcı mı durgun mu? Açıkçasını söylemek gerekirse kitabın ortalarında sıkılmışlığım var. Hikayenin monotonlaştığını hissettiğim oldu. Ancak kitabın ilk ve son yüz sayfası var ki mükemmel betimlemeler, mükemmel söz sanatları, mükemmel üslup... Her cümleyi okuduğum da birileriyle paylaşmak istedim. Böyle bir eseri kendime saklayıp bencillik etmeyi çok ayıp buldum. Buraya alıntı yazmaya da çalıştım ama farkına vardım ki Halit Ziya'nın kelimeleri, cümleleri, paragrafları adeta bir örümcek ağı hassasiyetiyle bir bütün eser olarak kurulmuş. İçerisinden bir cümleyi kesip paylaşmaya gönlüm el vermedi. Sözün kısası klasikler sıkıcıdır demeyin asla; okuyun, tadını alacaksınız.
  • Bence hatırat-ı maziyem o derece kıymetdar, o rütbe tesliyet-amizdir ki hayat-ı maziyemi tahayyül hayat-ı hazırıma medar-ı devam olur.

    "Benim için hatıralarım o kadar kıymetli, o denli avutucudur ki mazideki hayatımı hayal etmek, şimdiki hayatımın devamına sebep olur."
  • HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR (1864-1944) Kuyruklu yıldız.., Gulyabani
    HALİT ZİYA UŞAKLIGİL (1866-1945) Aşk-Memnu, Mai ve Siyah
    MEHMET EMİN YURDAKUL (1869-1944) mİLLİ şair
    MEMDUH ŞEVKET ESENDAL (1883-1952) Ayaşlı ve Kiracılar, Miras.
    Yahya Kemal BEYATLI (1884-!938) Kendi gök Kubbemiz,
    AHMET HAŞİM (1884-1935) Göl saatleri
    Ömer SEYFETTİN(1884-1920) Kaşağı
    Reşat Nuri GÜNTEKİN (1889-1952) Yaprak dökümü, Çalıkuşu..
    Peyami SAFA (1889-1961) 9.Hariciye Koğuşu..,Yalnızız
    ORHAN SEYFİ ORHON (1890-1972) şair ,gazeteci, siyasetçi
    ENİS BEHİÇ KORYÜREK (1891-1949) şair.
    HALİT FAHRİ OZANSOY (1891-1971) Şair ve oyun yazarı
    YUSUF ZİYA ORTAÇ (1896-1967) Şair

    FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL (1898-1973)Han Duvarları
    FALİH RIFKI ATAY (1894-1971) Siyasetçi
    ÂŞIK VEYSEL (1894 –1973)Dostlar Beni Hatırlasın, Sazımdan Sesler, Deyişler


    NAHİD SIRRİ ÖRİK (1895-1960) Kıskanmak
    HALİKARNAS BALIKÇISI (CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI) (1890-1973)
    KEMALETTİN KAMU (1901-1948)) memleket şairi, vatan sevgisi ve gurbet teması

    AHMET HAMDİ TANPINAR (1901-1962) Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Abdullah Efendi'nin Rüyası, Beş Şehir, Mahur Beste, 19.Asır Türk Edebiyatı, Yaşadığım Gibi.
    SAİT FAİK ABASIYANIK (1906-1954)Sarnıç, Semaver, Şahmerdan, Mahalle Kahvesi, Son Kuşlar, Kayıp Aranıyor, Âlem Dağında Var Bir Yılan, Havada Bulut, yaşamak Hırsı, Şimdi Sevişme Vakti.
    Nazım Hikmet RAN (1902-1963) Memleketimden insan manzaraları

    KEMALETTİN TUĞCU (1902-1996) 80 adet çocuk romanı yazdı

    ARİF NİHAT ASYA (1904-1975) Bayrak şairi olarak anılır.
    NECİP FAZIL KISAKÜREK (1905-1983) Çile
    Sabahattin ALİ (1907-1948) Kürk Mantolu Madonna, içimizdeki şeytan...

    AHMET KUTSİ TECER (1907-1967)
    NURULLAH ATAÇ (1898-1957) Karalama Defteri, Sözden Söze, Diyelim
    Halide Edip ADIVAR (1908-1964) Sinekli Bakkal, Ateşten Gömlek
    AHMET MUHİP DIRANAS (1909-1982) Fahriye Abla
    CAHİT SITKI TARANCI (1910-1956) Otuz Beş Yaş, Ömrümde Sükût, Ziya'ya Mektup.
    KEMAL TAHİR (1910-1973 Esir Şehrin İnsanları, Yorgun Savaşçı, Devlet Ana,
    ORHAN KEMAL (1914-1970) Ekmek Kavgası,Üç Kağıtçı, Hanımın Çiftiği...
    ORHAN VELİ KANIK (1914-1950) Garip, Vazgeçemediğim,
    OKTAY RIFAT HOROZCU (1914-1988)
    BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU (1911-1975) Ressam
    MELİH CEVDET ANDAY (1915-2002)
    BEHÇET NECATİGİL (1916-1979) Kapalıçarşı, Evler, Divançe, Arada, Çevre, Eski Toprak

    HALDUN TANER (1916-1986)Öykü ve oyun yazarıdır.
    Tiyatro: Günün Adamı, Dışarıdakiler, Huzur Çıkmazı, Keşanlı Ali Destanı, Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım,

    AZİZ NESİN (1915- 1995) Şimdiki çocuklar harika, o kadar çok ki ,onlarca öykü, oyun

    Kerime NADİR(1917-1984) Türk filmlerine de konu olan sayısız aşk romanı yazmıştır.

    Cahit KÜLEBİ (1917-1997) şair

    NECATİ CUMALI (1921-2001) Tiyatro oyunları ,Tütün Zamanı, Acı Tütün, Aşk da Gezer romanlarıdır.

    EDİP CANSEVER (1928 -1986) İkindi Üstü, Dirlik Düzenlik, Yerçekimli Karanfil, Kirli Ağustos,

    İLHAN BERK (1916 -….) şair

    CAN YÜCEL (1926-1999) Sayısız şiir.

    Hasan Hüseyin Korkmazgil 27-84 Acılara Tutunmak
    CEMAL SÜREYA (1931 -1990) Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Güz Bitiği, Sıcak Nal, Sevda Sözleri... Denemeleri Şapkam Dolu Çiçekle, 99 Yüz,

    CEYHUN ATUF KANSU (1919 - 1978)Şair

    TURGUT ÖZAKMAN (1930 - ) Romanları Korkma insancık Korkma, 19 Mayıs 1999-Atatürk Yeniden Samsun'da, Şu Çılgın Türkler.

    Fakir BAYKURT (1929-1969) Yılanların öcü...

    ATİLLA İLHAN (1925-2006) Duvar, Ben Sana Mecburum, Elde Var Hüzün ,Korkunun Krallığı Yasak Sevişmek Tutuklunun Günlüğü...
    ABBAS SAYAR (1923-1999) Yılkı Atı
    ÖZDEMİR ASAF (1923-1981) Dünya gözüme Kaçtı, Sen Sen Sen, Yalnızlık Paylaşılmaz,
    Fazıl Hüsnü DAĞLARCA (1914-2008) Destanlar şairi
    YAŞAR KEMAL (1923- 2015 İnce Memed, Karıncanın su içtiği, ....
    TARIK BUĞRA (1918-1994) Küçük Ağa, Osmancık, İbiş'in Rüyası, Firavun İmamı, Küçük Ağa
    Vedat Türkali (1919-2016 Bir Gün tek başına, Mavi Karanlık,....
    Yusuf Atılgan (1921- 1989 Anayurt oteli, Aylak adam
    Ahmet ARİF (1927-1991) HaSRETinden prangalar eskittim
    Adalet AĞAOĞLU (1929- Ölmeye Yatmak, Bir düğün Gecesi......
    Oktay AKBAL (1923-2015)
    MUZAFFER İZGÜ (1933-1917) Çocuk kitapları yazarı
    Tahsin Yücel (1933, Elbistan-2016) .çevirmen, yazar
    Ümit Yaşar Oğuzcan, ( 1926, 1984) - Şair.
    OĞUZ ATAY (1934-1977) Tutunamayanlar, Bir bilim adamının romanı,...
    ERDAL ÖZ(1935-2006) YARALISIN, Cam kırıkları, Gülünün solduğu akşam
    SEVGİ SOYSAL (1936-1976) Yenişehirde bir öğle vakti
    ÇETİN ALTAN (1927-2015) Viski
    Tarık Dursun KAKINÇ (1931-2015)
    AYŞE KULİN (1941- ) Adı aylin, Füreyya.....
    METİN ALTIOK (1940-1993 Sarıl bana
    ATAOL BEHRAMOĞLU( 1943- On ayrılık şiii
    PINAR KÜR (1943- Bir Deli Ağaç
    İNCİ ARAL(1944- ) Mor
    Nazlı ERAY (1945- ) Aşkı giyinen adam
    ZÜLFÜ LİVANELİ (1946-) Serenad, Kardeşimin Hikayesi,,,,
    AHMET TELLİ (1946-..)
    NEDİM GÜRSEL(1951)
    SELİM İLERİ (1949- ) Yaşarken ve Ölürken, ....
    AHMET ALTAN (1950- ) Kılıç yarası gibi, İsyan günlerinde aşk....
    0RHAN PAMUK ( 1952- )Benim Adım Kırmızı, Cevdet Bey Ve oğulları, Kar, Beyaz Kale, Kara Kitap, Sessiz Ev.

    MURATHAN MUNGAN (1955-...) Üç aynalı kırk oda, Yüksek topuklar,....

    ŞÜKRÜ ERBAŞ( 1953- ) şair

    BUKET UZUNER :(1955-)

    LATİFE TEKİN (1957- )Sevgili arsız ölüm

    İSKENDER PALA (1958- ) Od...

    İhsan Oktay ANAR (1960- Puslu kıtalar atlası

    SUNAY AKIN (1962- )

    PERİHAN MAĞDEN (1960- )

    AHMET ÜMİT (1960-

    ELİF ŞAFAK (1971-

    ECE TEMELKURAN (1972-
  • Ah Oğuz'cum Atay Ah! Nasıl özlemişim, neden bu kadar beklemişim, neden bu kadar ara vermişim kitaplarına? Neden ihmal ettim en sevdiğim yazarı? Yine her satırda etkileyen satırlarını okudum ya yok benden mutlusu!

    "Selim (Tutunamayanlar kahramanı) gibi günlük tutmaya başlayalım bakalım. Sonumuz hayır değil herhalde onun gibi."
    Bu satırlar karşıladı beni ve karşımda insanlar tarafından anlaşılmamış, eserleri değer görmemiş bir Oğuz Atay... Bu satırlarla bir kez daha üzüldüm ve kızdım değerini bilmeyenlere!

    1970 yılında başlıyor yazmaya Oğuz Atay. Tehlikeli Oyunlar'dan Hikmet ve Albayım Hüsamettin Bey ile karşılaştık, onları da özlemişim. E biraz hasret giderdim. Oyunlarla Yaşayanlar'dan Coşkun da vardı, (laf aramızda) onu da Hikmet ve Hüsamettin Bey kadar olmasa da özlemişim. Bu güzel eserlerin yazım aşamalarını okumak ayrı bir zevkti benim için. Unuttuğum ayrıntıları birer birer hatırlattı adeta...

    Bu günlük ile Oğuz Atay'ın bilmediğim birçok yönünü ve düşüncelerini öğrenmiş oldum. Yer yer eleştirdi, yer yer isyan etti insanlar tarafından anlaşılmamaya. Siyasiler, sözde aydınlar ve Batı da eleştirilerden nasibini almış tabii. Türk romanının sorunlarından bahsettiği satırlar da okunmaya değerdi doğrusu. Bilim, fizik, tarih ve matematiğe dair okuduğu kitaplardan da bahsediyor yazar. Kemal Tahir'i anma programında yapacağı konuşmayı da günlüğüne not etmiş. Dostoyevski, Tolstoy, John Steinbeck gibi sevdiğim yazarları Oğuz Atay'ın da okuyor olmasından büyük mutluluk duydum.

    Halit Ziya Uşaklıgil'in eserlerinden de bahsetmiş ve hatta çok severek okuduğum, Mai ve Siyah'ın Ahmet Cemil karakterinin de bir tutunamayan olduğunu düşünmüştür. Yazarın yakın arkadaşı Halit Ziya'nın eserleri ve karakterleri ile ilgili de bir röportajı var. İzlemek isteyenler için bağlantıyı ekliyorum buraya. https://youtu.be/I2X6UWLnFJs

    Yazmış olduğu bütün kitaplardan bahsetmiş, ama yoğunluk olarak Tehlikeli Oyunlar ve Oyunlarla Yaşayanlar vardı. Kitabın sonlarına doğru yazarın okumadığım tek eseri olan Eylembilim'e dair detaylar vardı. Gecikmeden Eylembilim'i de okumak istiyorum. Kitabın sonunda Oğuz Atay ve anılarına dair güzel bir albüm vardı. Çok iyi düşünülmüş, çok sevindim albümü görünce.

    "SADECE YAZI DENİLEN ÇAMURA BULAŞTIM , YENİ ÖFKELER EDİNDİM O KADAR ." demiş Oğuz'cum Atay. Ama iyi ki de bulaşmış yazı denilen çamura, bu kadar değerli bir adamı tanımaktan mahrum kalmamışız. İyi ki geçmişsin bu dünyadan canım Atay... Değerinin bilinmesi dileğiyle...

    Yazarın kendi sesinden bir röportaj daha bırakmak isterim.
    https://youtu.be/zyrchN1budU

    İyi seyirler, keyifli okumalar...
  • Zaten hayatın ehemmiyetli vakaları hep beklenmeyen dakikalarda çıkmaz mı? (Halit Ziya Uşaklıgil)
  • Bu yayının ilk incelemesini yapacağım için öncelikle kitabın basımı hakkında yorum yapmak istiyorum.
    Yazarın kendisi harf devriminden ve dilin sadeleştirilmesi faaliyetlerinden ötürü kitabını 1938 yılında sadeleştirme ihtiyacı duymuştur. Bu baskı bir önceki cümlede bahsettiğim baskı esas alınarak hazırlanmış, kitabın latin harfleriyle yazılmış ilk baskısıdır. Yayına hazırlayan şahıs ölçü birimlerini günümüzde kullanılan halleriyle vermiş, bazı kullanılmayan ekleri yeni hallerine çevirmiş ve bazı imla kurallarını değiştirmiş. Yani büyük ölçüde kitabın orijinalini okuyacaksınız. Bu bana büyük heyecan vermişti. Ayrıca kitabın sonundaki eklerin de bir hayli faydalı olabileceğini düşünüyorum. Özellikle sondaki Orhan Koçak'ın yazısı benim gibi edebiyatla çok haşir neşir olmayıp sadece okumayı sevenlere biraz ağır olmakla beraber gayet faydalı olmuş.
    Kitabın diline gelecek olursak. Gerek dilimizin özellikle Cumhuriyet döneminde büyük ölçüde değişime uğramış olması, gerekse de kitabın Serveti Fünun döneminde yazılıp süslü bir dil kullanılması okumayı biraz zorlaştırıyor fakat günümüzde kullanılmayan bütün kelimeler sayfanın altında verilmiş hatta bazı sayfaların yarısı kitabın aslı iken yarısı kelimelerin anlamlarına ayrılmış. Kitap okuma alışkanlığınız fazla yoksa ve bu tür kitapları fazla okumuyorsanız zorlanacağınızı söyleyebilirim. Arapça bilmem ve temel düzeyde Osmanlıca dersi almam bana büyük ölçüde fayda verdi, okurken çok zorlanmadım diyebilirim. Ayrıca bilinmeyen kelimelerin çoğu çok fazla tekrar ediyor zaten kitabın yarısına gelmeden bunları ezberlemiş olursunuz. Yani böyle harika bir eseri bunu bahane ederek okumamazlık etmeyin derim.
    Kitabın kendisine gelecek olursak Halit Ziya UŞAKLIGİL'in Türk Romanı için ne kadar önemli olduğu herkes tarafından malumdur zaten. Roman birkaç bölümü hariç çok akıcı, zevk alarak okudum. Dilinin ağır olması akıcılığının önüne kesinlikle geçmiyor. Okurken başkahraman Ahmet Cemil'le adeta bütünleşiyorsunuz, kimi zaman kızıp kimim zaman sarılmak istiyorsunuz. Eğer okumayı düşünüyorsanız hiç durmayın derim.
    Herkese iyi okumalar.