"Bir kör bıçak bildim hasreti. Saplandıkça çürüdü tenim. Usandım artık. Yıkayın beni kendi kanımla vefasızlığın kirinden.
Yavaş yavaş ölüyordum
hiç biriniz görmediniz."
"Yeryüzü susmuşsa bil ki ölümün ötesine gitmiştir çöl yüreğin. Çiçekler yeşermez. Yağmaz gözyaşların. Suskunluk iflah olmaz bi kuraklıktır. Susuyorsak gölgelerden ürktüğümüzden değil aşka olan hürmetimizdendir."
"Sussak da, susmasak da paramparça kan renginde bir aşk konuşur içimizde. Sustuğum yerlere sesleri taşımaktan yoruldum. Yoruldum yüzümü yollardan toplamaktan. Bir uçurum çiçeği gibiyim, her koklayanı dipsizliğe çeken.
Ey suskunum ! Sevabına değil günahına vurgunum."