Ah, kibir! Senin gücün amma yabana atılır, yapıp ettiklerin ne az bilinir! İnsanoğlunu bin bir kılığa girip öyle ahlaksızca kandırırsın ki sen! Bazen merhamet kılığına bürünürsün, bazen cömertlik.
"Tüm bu ıstıraplarını içinde bana teselli kaynağı olabilecek naçizane küçük bir altın madalyonum vardı, onu da aldılar. Fakat seni hatırlamak için hiçbir şeye ihtiyacım yok Fanny. Seni kalbime kazıdım ben ve hiçbir alçak seni oradan söküp atamaz."
Fakat onu en çok inciten şey, aslında içindeki arzuyu tam olarak yenememiş olmasıydı; hiddet ve nefret el ele verip gözünü boyamış olsa da, küçük aşk tanrısı kalbinde pusuya yatmış bekliyordu.
Bu şiddetli tutku bizi nereye sürüklüyor? Onun dürtülerine boyun eğerek ne tür adiliklere kaptı rıyoruz kendimizi! İlkinde, yani en güçsüz olduğu anda karşı koyarsak ne ala! O zaman bir zafer elde edebilirim.