• Merhabalar yazarın ilk kitabı olan Psikiyatrist’ten sonra okuduğum kitabı Hain Yüreğim 16 yaşındaki Doro’nun anne ve babasının evlilik yıldönümünde kardeşinin hayatını kaybetmesiyle ailesinin dağılması hayatının altüst olması anlatılmaktadır Doro’nun kardeşinden sonraki yeni hayatında halüsinasyonlar ve yansımalar görmeye başlar bunların gerçek olduğunu çevresindekilere inandırmaya çalışır.Kitapta karakter olarak Doro haricinde David ve Julian da yer almaktadır.Doro en çok yansımaları çevresine ve kendine inandırmaya çalışır.Gençlerin okuması gereken bir eser.
    Keyifli Okumalar Dilerim
  • Deli, uyanıkken rüya gören kimsedir.
  • Jung, bilinçdışının parçalanmış içeriğinin, bu nedenle hem halüsinasyonlar biçiminde bir başka insan kişiliği olarak ortaya çıkabileceği, hem de seanslarda olduğu gibi bilinçli aklın denetimini ele geçirebileceği sonucuna vardı. Bilinçdışı, bilinçli tutumları ödünleyebiliyordu; bu da onun yarattığı ürünlerde bir kasıtlılık ve amaç olduğuna işaret ediyordu. Dolayısıyla psişik enerjinin amaçlı veya teleojik bir işlevi vardı.
  • Bazen insan yaratısını besleyen hayaller, halüsinasyonlar olmasa umudun susuzluktan öleceğini unuturuz.
  • SANATÇI DEYİNCE DUR ORDA..

    EDGAR ALAN POE: Karanlık korkusu, hafıza kaybı ve halüsinasyonlar yaşardı.

    HEMİNGWAY: Depresyonlar, İntihar tutkusu, herkesi kendine düşman görme. İntiharla yaşama veda etti...

    KAFKA: Nevroz hali, periyodik olmayan sinir krizleri, uyku düzensizliği, korku, ilgisizlik, durup dururken ağlama krizleri, psikosomatik bozukluklar yaşardı.

    J.J.ROUSSEAU: Sürekli takip edildiğini sanıyordu.

    GOGOL: Şizofrendi; vücudundaki organların yer değiştirdiğini ileri sürerdi. Yazdıklarının bazılarını yaktı; çünkü bunların şeytan işi olduğuna inanıyordu.

    Nietzsche: Şizofrendi. Kendi idrarını içerdi. Garip esler çıkarır, yerde uyurdu. Keçi gibi zıplardı. Sol omuzu önde yürürdü.

    BEETHOVEN: Uzun süre kendini dış dünyaya kapatırdı. Otuzundan sonra sağır oldu. En güzel yapıtlarını ve 9. Senfoniyi bu sağır döneminde besteledi.

    PROUST: Bütün pencereleri karanlığa batarcasına bezlerle kapatırdı. Bunu, hasta olabilirim korkusuyla yapıyordu.

    YESENİN: İçkiye düşkündü. Gittiği meyhanelerde, ortalığı dağıtırdı. Akıl hastanesine kapatıldı. Bir otelde bileklerini kesti. Kanıyla "intihar yeni bir şey değildir" diye Mayakovski'ye yazdı. Başka bir otelde, kendini astı. Kremlin tarafından, bütün yapıtları yasaklandı, hatta cenaze töreni yaptırılmadı.

    MAYAKOVSKİ: Yeseni'nin intiharını eleştirdi, ama kendi de bileklerini keserek yaşamını sonlandırdı. Onun da cenaze töreni yaptırılmadı.

    VİRGİNİA WOOLF: Kapalı bir dünyası vardı. Lezbiyen olduğu ileri sürülür... Yazdıklarının kimi ölümden söz eder... Bir sabah Tahmis'in sularına kendini bıraktı.

    H.V. KLEİST: Önce sevgilisinin, sonra kendi yaşamını tabancayla sonlandırdı.

    DOSTOYEVSKİ: Yalnızlık psikozu. Epilepsi nöbetleri. Bu halleri, bazı yapıtlarında yansıtır. Yazma süreçlerinde vahiy gelir gibi buram buram terlerdi. Ardından da bayıldığı rivayet edilir.

    Alıntı
  • Fantazi korkakça bir kaçış, bir dünya yalanı değil midir? Şöyle hissederler, ya da daha doğrusu şöyle hissederiz, çünkü benim de başıma geldi: Yazmaktan suçluluk, uçmaktan suçluluk duyarız. Bazen insan yaratısını besleyen hayaller, halüsinasyonlar olmasa umudun susuzluktan öleceğini unuturuz.
    Eduardo Galeano
    Sayfa 47 - Metis Yayınları
  • En sık görülen psikolojik sorun: Bipolar bozukluk
    Toplum ve aile içindeki sorumluluklar, bazen insanlara ekstra yükler getirebiliyor. Böyle durumlarda stresin de katkısıyla çeşitli psikolojik dalgalanmalar yaşanıyor. Bu sorunlardan en sık görüleni, bipolar bozukluk...

    Bipolar bozukluk nasıl bir hastalık?

    İnsanların duygusal dünyasında, ruh halinde değişiklikler, inişler-çıkışlar olur. Öfke, sevinç, üzüntü, coşku, keder, huzursuzluk ve endişe gibi duygular yaşanabilir. Ancak bipolar bozuklukta; uzun süre yaşamsal olaylara kısmen veya tamamen ilgisizlik, keskin iniş çıkışlar, yoğun duygudurum değişimleri yaşanır.

    Bu değişimler; düşünceleri, duyguları, fiziksel sağlığı, davranışları ve kişinin işlevlerini, yaşamını etkiler.

    Bipolar bozukluğu olanlar, sıklıkla aşırı yükselmelerden çöküşlere dönen, arada normal duygudurum dönemleri bulunan süreçler yaşar. Bu rahatsızlığa sahip olmak kimsenin suçu veya hatası değildir.

    Ne sıklıkta görülüyor?

    Dünyada her 50 kişiden birini etkileyen bir bozukluktur. Genellikle ergenlik veya erişkinlik döneminin başında başlar ve hayat boyu devam edebilir. Erkek ve kadınlarda eşit oranda görülür ve ırk, eğitim, meslek veya gelir düzeyi sebebiyle farklılık göstermez.

    Ortaya çıkma nedenleri nedir?

    Bipolar bozukluğun sebebi kesin olarak bilinmemektedir. Akrabalarının hiçbirinde bu hastalık olmayanlarda görülme olasılığı yüzde 1-3’tür. Birinci derece akrabasında görülen insanların etkilenme oranı, yüzde 11-12’ye yükselir.

    Sorun, tek yumurta ikizinde varsa yüzde 60-80 oranında diğer ikizde de ortaya çıkar. Araştırmalar, beyinde duygudurumun normal düzeyde kalmasını etkileyen bazı anormallikler olduğunu göstermiştir.

    Mani halinde kişi nasıl olur?

    Temel belirtileri; aşırı neşeli, bazen öfkeli, coşkulu duygudurumu, düşünce, konuşma ve hareketlerde hızlanma, benlik kabarmasıdır. Belirtilerin en az 4-7 gün sürmesi gerekir.

    Kişi kendini aşırı mutlu ve taşkın, enerjik hisseder, bazen de aşırı öfkeli olabilir. Zihninde düşünceleri hızla akmaya başlar. Konsantrasyon kaybı vardır, dikkati çabuk dağılır. Kendini güçlü, önemli, diğerlerinden üstün görür. Fazla para harcama, hediyeler alma, ısmarlama, cinsel aktivitede artış, hızlı araba kullanma, kumar oynama, aşırı miktarlarda iş yapma gibi davranış değişiklikleri görülebilir.

    Pek çok insanın hoşuna gidecek bir durum gibi görünüyor...

    Burada aşırılıktan doğan riskler söz konusu olmaya başlar. Örneğin aşırı özgüven artışı kişinin ani tartışmalara ve kavgalara girmesine, “Nasılsa çok başarılıyım kazanırım” diyerek aşırı para harcamasına, “Çok yetenekliyim kaza yapmam” diyerek çok hızlı ve tehlikeli araç kullanmasına yol açabilir. Manik dönemde öfke, aşırı şüpheci ve hatta saldırgan davranışlar da ortaya çıkabilir. Çok şiddetli mani dönemlerinde kişi halüsinasyonlar görebilir.

    Depresyonu biraz anlatır mısınız?

    Depresyon; mutsuzluk, hayattan zevk alamama, isteksizlik, enerji azlığı, uyku ve iştahla ilgili değişiklikler, suçluluk ve değersizlik duyguları, dikkatini toplamakta güçlük, ölüm ve intihar düşünceleriyle karakterize bir durumdur. Normal depresyondan farklıdır çünkü tekrar eder. Bipolar depresyonda, depresif duygular olağan üzüntüden daha ağırdır; daha uzun süre devam eder ve kişinin günlük faaliyetlerini yerine getirmesini zorlaştırır.

    Tanı ve tedavisi nasıl yapılır?

    Bipolar bozukluk genelde depresyon dönemiyle başlar, manik dönemler sonraki yıllarda ortaya çıkar. Bu yüzden
    hastalar doğru tanı ve doğru tedavi ile karşılaşana kadar yıllar geçebilir.

    Temel tedavisi ilaçlarla yapılır. Hastalığın niteliğinden dolayı, çoğu zaman hem manik hem depresif belirtileri kontrol altına almak için tek ilaç yeterli olmayabilir. İlaç tedavisinin amacı, manik ve depresif dönemlerin sayısını azaltmaktır.

    Tedavide iki süreç var; birincisi ataklar başladığında uygulanan akut ilaç tedavisi; ikincisi ise ataklar henüz başlamadan uygulanan koruyucu tedavi. Hastaların çoğu iyiyken neden ilaç kullanmaları gerektiğini kabul edemez ve tedavilerini sonlandırır. Koruyucu tedavi uzun zamana yayılır ve yıllarca sürebilir.

    Zamanı ve süresi değişiyor

    Mani ve depresyon dönemlerinin süresi ile sayısı kişiye göre farklılık gösterebilmektedir. Mani ve depresyon dönemleri birkaç gün sürebileceği gibi, aylarca da devam edebilir. Zamanla dönemler sıklaşır; bu sebeple de bozukluğun süresi uzadıkça dönemler arasındaki süre kısalır.

    Dr. Oya Bozkurt