Ne zaman kendimizden ödün versek, ne zaman birine sonsuz güvensek ,ne zaman ayaklarimiz yerden kesilse daha sert dusmedik mi her defasinda?...
o zaman ne gereği var ki yalnizca sevgi vermenin hissetirmenin.
Ne geregi var her defasinda kirilacaksak guvenmenin.O mutlu olsun,o gülsün,onun cani yanmasin,morali bozulmasin diye diye kaybetmedik mi hepimiz?
Peki bizim canimizin acimasi, kalbimizin kirilmasi kimin umrunda?...
Aslinda bakarsaniz kimsenin umrunda degil...
Birileri herseyi yoluna koyuyor,hayatina bakıyor ...
Sevgi , emek, fedakarlik....
Hepsi bizim kendi kuruntumuz.
Çünki sevgi emek fedakarlik karşılıklı olduğu zaman anlam kazaniyor.
Böyle olmayinca sevgimiz gibi dualarimiz da iyi niyetimizde kimsenin umrunda olmuyor...
Sevmek sahip olmak degil ki sevgi incitmemektir.
Ama anlayana....
Simdi bakiyorum da yiyip iciliyor çalışılıyor uyuyup uyaniliyor ama kimse yaşamıyor...
Sabahattin Ali'ni cok sevdiğim bir sözü var "İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı."....
Elinizdekinin değerini bilmediğiniz sürece kaybetmeye mahkumsunuz efendim.....
HAYIRLI GECELER...