hamide abacıusta

hamide abacıusta
@hamideabcsta
yerinde hic durmuyorsun diyenler amacim da bu zaten hic durmamak... kahve kokusu, kitap kokusu, toprak kokusu vazgecilmezimdir. sazim ise asktir bende
esnaf
lise
edirne
ordu
14 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bir zaman sonra geriye baktığımda en çok kendimle savaşmışım meğer, en çok kendimle mücadele etmişim, kendimi yaralamışım... Sevdiğim insanlar kırılmasın diye onların ruhu bile duymadan kendimi paramparça etmişim. Her şeyi onların arzuladığı gibi yapmaya çalışmaktan kursağımı kendi hayallerimle doldurmuşum. Düşünüyorum da ne kadar az yaşamışım kendim için... Ne kadar az koşmuşum kendi heveslerimin ardından, ne kadar çabalamışım kendi mutluluğum uğruna... Peki, çok mu kıymetim bilindi? Çok mu değerli oldum birilerinin kalbinde? Asla... Zaten ne olursa olsun kendinden çok çabaladığın kimseye yaranamıyormuşsun hikâyenin sonunda. Ben bunu yeni öğrendim.. .
Reklam
"Değerinizi bilmeyen insanlar için boşa mücadele etmeyin" Diyor Can Yücel ve ekliyor: “Onları layık oldukları insanlara bırakın ve sakın arkanıza bakmayın.!
Birimiz güvende degilse,hicbirimiz guvende değiliz..... Bir kadin öldü hepimizi öldürdüler Bir kadini yaktilar hepimizi yaktılar. Bir annenin evladına kıydılar. bir kadının hayallerini öldürmediler Bir annenin evladini baska bir annenin evladi öldürdü. BİR KADINI ÖLDÜRDÜLER HEMDE BIRDAHA YASAMAYACAK ŞEKİLDE YANARAK ÖLDÜRDÜLER ÖLDÜRÜLDÜ.... Bir can gitti kime kizicam kime bağıracağım öleni geri getireceğimi bilsem feryat ederdim avazim çıktığı kadar...... kelimeler bogazimda düğüm düğüm. Bugun bir iki üç kadin degil hepimizi öldürdünüz..... Kelimler bogazimda alev alev bogazimi bicak kesiyor yutkunamıyorum boğuluyorum adeta.... Bugun" ben öldüm" ... Bugün "sen öldün "... Bugun "biz öldük "...
Zenginler savaş başlatınca, ölen yoksullar olur.
Eski evliliklerin çoğunun uzun sürmesinin nedeni çiftlerin uyumundan değil, kadının çaresizliğinden kaynaklanmasıdır. "Bir yastıkta kırk yıl" gibi romantik bir yanı yok bunun, evliliğini bitiremeyen dört duvar arasına sıkışmış kadının çaresizliği var. Hiçbir eğitim almadan çocuk denecek yaşta evlendirilmiş, çoluk çocuğa karışmış, aile evine dönemeyen, mesleği ve geliri olmayan kadınlarımızın çaresizliği bu. Bir kez olsun sevgiyle dokunulmamış, güzel söz işitmemiş, dişi olduğunu hissedememiş, beğenilmemiş, saçı okşanmamış, kendisi için yaşamamış annelerimizin, teyzelerimizin kavrulup gitmiş hayatlarının çaresizliği var, bu nokta koyulamamış evliliklerde. "İçkisi yok, kumarı yok, evine bağlı" sözleriyle büyütülmüş evliliğin, çift olmanın bundan ibaret olduğunu düşünen ebeveynlerimiz. Bu devir bitmiştir artık, güçlü bilinçli eğitimli kız çocukları yetiştirmek zorundayız, bir erkeğin insafına hayatını teslim etmesin, gerektiğinde istediği seçimi yapabilsin.. Aile kurumu kutsal değildir, kutsal olan insanın insanca yaşama hakkı.