Bir insanı tanımaya on yıl da az geliyor. Biriyle içli dışlı olmak, biriyle içli içli olmak... Bu da boş, bu da lüzumsuz, kof. Bütün tanıdıkların üstüne bir iptal çizgisi çekmek şimdilik en iyisi olacak. Şimdilik en iyisi, bu kıyı kasabasında bir başına bir hayata gömülüp kalmak olacak.
Sayfalar boyunca anlatılan bu vakada, hemen görülebileceği gibi bir sürü hatalar zinciri birbirini kovalıyor. Dalgın dalgın yürüyen biri havaya değil, yere bakar. İnsanın tabiatına uygun olan davranış biçimi budur. İnsan ancak otururken veya hareketsiz dururken yukarıya doğru bakarak düşünebilir.
Ürünün kendisi kendi mantığını bize kabul ettirmek zorundadır. Biz o mantıkla aynı düzlemde örtüşmedikçe, o ürün, romancı arkadaşımızın yeminle doğrulayarak belirttiği hayatın en katı gerçeği bile olsa, bize inandırıcı görünmez.·Kitabı okudu
Düşünce disiplin altında bir sıkı düzen şartına itildikçe, hayal kendi özgül
bağlamından koptu ve gerçeğin sündürülmüş ya da çarpıtılmış bir biçimine dönüştü.