“İşte anahtar kelime bu;hayatın özü, büyük sırrı; olmazsa olmazı: Unutmak. Eğer unutmak diye bir şey olmasaydı, yaşam da olmazdı. İnsan, unutmadan hayatını sürdüremez.” Kitabı içinden bir alıntıyla özetlemem gerekse tam olarak bu cümleyi söylerdim. Anahtar kelime işte bu. U N U T M A K. Bazen hayatını bazen ismini bile. Hayat bazen o kadar üstümüze gelir
ki yaşadıklarımızın bir rüyadan ibaret olduğunu, uyanınca geçeceğini düşünürüz o zamanlarda. Hayata devam etmemiz için bazen gücümüz yoktur ve bu inanışa tutunmak isteriz çoğu zaman. Gözümüzü açtığımızda kaybolacaktır o bizi korkutan her neyse. Çoook uzaklardan duyduğumuz bir efsaneye dönüşecektir belki de. İşte bu duygulara aşina olan her insanın okuduğunda empati kurabileceği bir kitap olmuş. Sonunda gafil avladı beni Livaneli. Bu kadarını beklemiyordum. Sadece okuyun diyebilirim.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Kişiliğinde hep fark ettiğim hayalle mantık arasındaki mücadeleyi bir kez daha mantığı kazanmıştı.” diye bir cümle geçiyor kitapta. Bu bana aslında her karar anında şahit olduğumuz ama dikkat etmediğimiz bir gerçeği hatırlattı. Zaman zaman hayallerimizin, duygularımızın ve kalbimizin zaman zaman ise mantığımızın sesini dinliyor ve yolumuza öyle devam ediyoruz biz de. Kimi zaman bunlar yer değiştirseydi ve ihtimaller bir gerçekliğe dönüşseydi acaba şu anki hayatımızı nasıl etkilerdi?