Hanım Keleş

Hanım Keleş
@hanmkels
“Dünyada yürürken kendi değerini bilmeni diliyorum. Sana ilham veren, içinde ışık yakan bir tutku bulmanı umuyorum. Yolunun seni götürdüğü yere güvenmen için gereken huzuru ve özgüveni kazanmanı diliyorum. Unutma, bu yol sadece sana ait. Başkaları sana el sallayıp cesaretlendirebilir ama kimse sana yolu tarif edemez. Çünkü senin gideceğin yerde daha önce hiç bulunmadılar.”
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Tarih, hafıza, tanım olarak birer kurguydu. Bir olay artık şimdiki zamanın bir parçası olmadığında, hafızada kaldığında, bir anlatıya dönüşürdü. Ve biz, kendi hayatımız, kendi hikâyemiz, kendi ilişkimiz hakkında hangi anlatıyı seçeceğimize karar verebilirdik. Anlam yükleyeceğimiz bölümleri biz seçebilirdik.”
"Tamam, Charlie. Anlıyorum." "Hayır, anlamıyorsun, çünkü bu senin başına gelen bir şey değil ve beni kimse anlayamaz. Seni suçluyor değilim. Senin yapman gereken bir işin var ve alman gereken bir doktoran . . . ve - ah, evet, bana söyleme, sen, bu sevgisiz kalmış insanlığın içinde senin de olduğunu biliyorum, ama senin de yaşanacak bir hayatın var ve biz ikimiz aynı düzeydeki iki insan değiliz. Ben yukarıya doğru tırmanırken senin bulunduğun katı geçtim ve şimdi de aşağı inerken geçiyorum ve bu asansöre bir kez daha bineceğimi hiç sanmıyorum. Onun için, istersen seninle hemen burada ve şimdi vedalaşalım."
“Benim ışığımın senin karanlığında daha iyi olduğunu kim söyleyebilir? Ölümün seni karanlığından daha iyi olduğunu kim iddia edebilir? Ben kimim ki böyle bir şeyi söyleyebileyim?”
“Beni evden çıkıp sokaklarda gezinmeye zorlayan şey ne? Tek başıma dalgın dalgın dolaşıyorum ve bu insanı gevşeten bir yaz gecesi gezintisi değil, bir yere varma acelesi içindeyim - ama nereye? Ara sokaklara giriyor, kapı aralıklarına bakıyor, kepenkleri yan aralık pencerelerden içeriyi dikizliyor ve konuşacak birilerini bulmak istiyor, ama aynı zamanda karşıma birileri çıkacak diye korkuyorum. Bir sokaktan çıkıp ötekine dalıyorum, sonu gelmeyen bir dolambaçta kendimi şehrin neon ışıklı kafesinin içine fırlatıyorum. Aranıyorum . . . ama neyi?”