“Yoldaşlar, ölürsem o günlerden önce yani, Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni ve de uyansın üstümde bir çınar…”
Günün anlam ve önemine ithafen...
Nâzım Hikmet'in geniş kitlelere seslenebilmesinin arkasında sanat görüşünün yanı sıra seçmiş olduğu 'dil' vardır. Nâzım Hikmet'in şiiri bir hitabet şiirdir. Meydanlarda, toplantılarda okunacak ideoloji yüklü, sesi iyi ayarlanmış, geleneksel motiflerle süslenmiş, bu anlamda edebiyatımızın en çarpıcı şiiridir. Nâzım Hikmet "hayatın içinde, hayatı teşkilatlandıran bir vatandaş" tabiriyle aynı dünya görüşüne sahip olmasalar da, Namık Kemal'in "hayata, tabiata ve hakikate uyan" bir edebiyatın peşinde olmasını hatırlatmaktadır.
Sayfa 15 - Salkımsöğüt Yayınevi
Edebiyat
Reklam
Puan vermedi·376 syf.··
2026 19. kitabı
Dostoyevski ölüler evi tanımlamasında bir cezaevinden bahseder. Belki herkesin içinden bir matem evi geçiyordur ama değil. Hemen hemen her yazarın bir sürgün hayatı olmuştur ( özellikle geçmiş zamanlarda)ve bu sürgün hayatını kaleme alırken sürgün demiştir veya benzer bir ifade kullanmıştır ama Dostoyevski kendi sürgün yıllarını “ ölüler evinden anılar” başlığıyla Aleksander Petroviç üzerinden anlatır. Yazar Sibirya’ya cezasını çekmek üzere cezaevine gönderilir. Cezaevinde bulunduğu süre içerisinde, farklı suçlarla ceza verilen onlarca kişiyle tanışır ve tanıştığı bu kişileri gözlemleyerek müthiş karakter analizleri yapmaktadır ve kişilerin işlediği suçları da anlatır. Analizleri yanında içerideki koşulları, dış dünyayı ve yalnızlık üzerinde çok güzel betimlemelerde bulunuyor. Yazar cezasını bitirir ve prangalarının çıkarılması esnasında şöyle diyor “ Zincirlerim düştü. Eğilip kaldırdım. Elime alıp son bir kez bakmak istiyordum. Daha biraz önce bunların ayaklarımda olduğuna şaşıyordum.” Prangalar üzerinde yıllarca kalıp, engellediği halde bu duruma alışmıştı çünkü kendisi şu ifadeyi öncesinde kullanmıştı “İnsan her şeye uyum sağlayabilen ilginç bir yaratıktır.” #sürgün
Ölüler Evinden AnılarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,6bin okunma
21. yüzyıl insanı, tarihin en büyük paradokslarından birini yaşıyor: Bilginin hiper-enflasyonuna maruz kalırken, anlamın derin kıtlığını çekiyoruz. Dijital simülasyonlar, algoritmalar ve
Edebiyat
Bana kalan
7/10
·400 syf.··
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 22:12
EL KIZI – ORHAN KEMAL El Kızı, taşrada yaşayan bir ailenin dağılma sürecini anlatırken aynı zamanda dönemin toplumsal yapısını gözler önüne seren bir romandır. Roman, denizde bulunan bir kadın
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615bin okunma
Reklam
Reklam