...kişi her yaptığı işte, müzik dinlerken, kitap okurken, konuşurken, manzara seyrederken de yoğunlaşmayı öğrenmelidir. O anki faaliyet kişinin tümüyle kendini verdiği, en önemli şey olmalıdır. Bir kişi dikkatini topladıysa ne yaptığı önemsizdir; önemsiz şeyler kadar önemliler de farklı bir gerçeklik boyutu kazanırlar çünkü kişinin tüm dikkati onun üstündedir.
Ancak disiplin, kişiye dışarıdan zorlanan bir kural gibi görünmemeli, kişi onu kendi isteği
ile gerçekleştirmelidir. Disiplin, kişiyi hoşnut etmeli ve kişi kendini yavaş yavaş, uygulamayı bıraktığında arayacağı bir davranış biçimine alıştırmalıdır. Bizim Batılı disiplin anlayışımızın (tüm diğer ahlaki konularda olduğu gibi) en şanssız yanlarından biri, disiplin uygulamasının acı verici olduğunu ve ancak acı veriyorsa "iyi" olduğunu düşünmemizdir. Başlarda bazı direnmelerin kırılması gerekmişse de, Doğu insanı -ruhsal ve bedensel olarak- iyi olanın aynı zamanda uygun olması gerektiğini çok önceleri fark etmiştir.
İnsan bir sanatı doğrudan değil, dolaylı öğrenir. Kişinin, o sanatı öğrenmeden önce birçok başka -genellikle alakası yokmuş gibi görünen- şeyleri öğrenmesi gerekir. Bir marangoz çırağı tahta rendelemeyi öğrenerek başlar, piyanist olacak öğrenci gam yapar, Zen okçuluğu sanatının çırağı nefes çalışmalarıyla başlar.* Eğer biri bir sanatta ustalaşmak istiyorsa tüm yaşamını o sanata adamalı, en azından yaşamının bütününün onunla ilişkisi olmalıdır. Kişinin kendi beni, sanatın uygulanmasında bir araç olmalı, yerine getireceği özel işlevler için hazır tutulmalıdır. Sevme sanatını ele alırsak bunun anlamı şudur: Bu sanatta ustalaşmak isteyen biri, disiplini, yoğunlaşmayı ve sabrı tüm yaşamına uygulamaya başlamalıdır.
Sayfa 130 - *Herhangi bir sanabn öğrenilmesinde gerekli olan yoğunlaşma, disiplin, sabır ve verilen önemin anlaşılması için okuyucunun şu kitaba başvurmasını öneririm: E. Herrigel, Zen in the Art of Archery, Pantheon Books, lnc., New York, 1953.·Kitabı okudu
Çağdaş insan işlerini hızla yapmazsa bir şey -zaman- yitirdiği kanısındadır, fakat
kazandığında o zamanla ne yapacağını bilemez, o zamanı öldürmekten başka yolu yoktur.