"20 yaşındaki o delikanlıya, henüz yaşamı ve yaşamayı bilmeyen, o kendini kararlı, cesur ve güçlü zanneden saf çocuğa bunları söyleyebilseydim, belki o zaman böyle delirmezdim, yarım olan aklımı da kaybetmezdim."
"Ama bir romanın sayfalarına dokununca, o kurmaca alemin içinde yaşayan kahramanların da en az benim kadar yalnız ve çaresiz olduklarını düşler, böylece en sık hissettiğim duygudan, yalnızlık duygusundan kurtulur, bu mutsuzluk halinin gelip geçici bir şey olduğunu umut ederdim."
"Çünkü insan alıştığı hiçbir şeyi yadırgamıyor ancak eski bir hatıra, eşya ya da dostunu gördüğünde sıradan sandığı huyunu, takıntısını fark ediyordu."