şevval

şevval
@hassascizer
250 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Çok sevgisiz değil miyiz? Önümüze gelen her yeri fütursuzca sevgi sözleriyle donatırken, bir omuz darbesinde mesela, ana avrat söven biz değil miyiz? Sevilmeyi beklerken, ilgi, şefkat, hoşgörü beklerken, iyiye, güzele bu kadar açken iyiye güzele tecavüz eden, masumiyeti öldüren biz değil miyiz? Buram buram aşk kokan şiirleri ezbere okurken, sevdaya dair şarkıları haykırarak söylerken detone sesimizle, en değerlilerimize bir "seni seviyorum"u bile çok gören biz değil miyiz? Sezen'i çok severim lakin "ister öp okşa istersen öldür"deki naifliği göremedik biz. Sevgisizlikten olsa gerek, sadece şiddet kısmı yer etti belleğimizde o cümlenin. "Aşk için ölmeli"deki o yürekli, o masum davete "hay hay" deyip gereğini yerine getirdik. Aşk için ölmeye bile hazır güzel yürekleri öldürdük, hep birlikte eksildik. Öpülmeye, okşanmaya ihtiyaç duyan insanlar olarak biz, sevgisizlikten delirdik. Sezen'in sunduğu bu alternatifler içinden öldürmek, öpmekten daha cazip geldi, öldürmeyi tercih ettik. Kapı kapı sevgi dilendik, lakin sevgiyi herkesten esirgedik. Biz bu ülke sahnesinde ironik bir temsiliz. Mucizeyiz. Tesadüfen bir araya gelmiş kusursuz bir saçmalıktan ibaretiz.... Kendimizi sevmeyi öğrenince sevileceğiz..
Alıntı
Reklam
Gitmem gereken bir yerde çok kaldım. Bu benim kendime yaptığım, en büyük haksızlık, Gitmem gereken yerde, bir sevdaya kandım. İhanetin gölgesi değil miydi? Aynı masada üzerime düşen o sinsi ateş! Yüreğimde; sevdiğim adamın açtığı yara, Sırtımda; benimle arkadaş olan insanın bıçağı... Yabancı bir ihanetin soğukluğu değil, En yakınlarının doğurduğu, bir ihanetin ateşi var göğsümde... Gitmem gereken bir yerde çok kaldım. Gözlerim kör, aklım, fikrim yitik... Bir ihaneti göğüslemek zorunda kaldım, Görmezden gelinenlerin yükleri mi, sırtımdaki kamburum? Düşlerimde sakladığım adam, gönlümde gömdüğüm ceset, Ve beni tüketircesine yakan bir ateş! Yabancı bir ihanet daha mı hafiftir? Yoksa en yakınlarının ihaneti midir insanı tüketen? Ve iki kişilik aşkta; üçüncü kişinin girdiği bir hikâye... Aynı masada; aşık bir kadın, bir adam, bir dost. Bir fotoğraf karesi o güne dair; Kadının gözlerinin içi gülüyor, Adam, kadının ruhunu katledeceğinden habersiz, Dost dediği insan ise yapacaklarından hissiz, kaygısız... Zamanın kırık dökük hapsettiği bir kare, Ve aynı karede aptal aşık bir kadın, Dostu ile sevdiği birlikte olan! Geriye ne kalır; aşık bir kadından, ihanet sonrası? Şimdi zihnimde bir katil; Yüreğim, tanıdık anıların mezarlığı... Gitmem gereken yerde kalmak yükmüş, Geç oldu ama anladım. Bazen tek çare gitmekte kalırmış. Kalmanın anlamı olmayan yerde, Durmamak gerekiyormuş. Bir ihanet, ruhumu öldürünce anladım!
Alıntı
Tutkulu duyguların yansıyan ışığıydı parlayan gözlerimde Yasaklar davet gibi çağırdı olmazlara Her zaman hep sana yöneldi duygularım Aklımın dur dediği yerlerde duramadım Yasaklar davet gibi çağırdı olmazlara Çıkmazlar sokağında hep seni sabahladım Olmazı olur sandım Yoruldu umutlarım Tutku, duygularımın yansıyan ışığıdır parlayan gözlerimde
Alıntı
Eskiden halı tezgahında dokunurdu aşklar Nakış nakış körpe kız ellerinde Mendillere yazılırdı isimler Yüreklere kazınırdı gizlice Sevdalılar asil ve de yürekli Sevdalar kavgalar iki kişilik Oysa şimdi çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde Meşru sevdalardan gayrimeşru acılar doğuyor kundaklara günahkar gecelerden
Alıntı
Basimi alip daglara cikicam Avazim ciktigi kadar haykiricam Daglar taslar yikanacak gözyaslarimda Beni onlar anlayacak derken, Ben sen anla diyordum aslinda Baktin oylece anlayamadin Teselli edecek sozler aradin Çigligi duyamadin Suskun oldugum gunlerde yuregimin neden buz tuttuğunu düşünmedin hic Girip göz bebeklerinden bana bakmaya zaman mi yok yurek mi bilmiyorum Ben beni anlatmaya yetmedim biliyorum Seni anladim mi yeteri kadar simdi düşünüyorum Sar beni Üşüyorum..
Alıntı
Reklam