Bir mutluluğu yaşarken ayırt edebilmemiz zordur; yalnızca geçtikten sonra, arkamıza bakınca kimğin de taş şaşkınlıkla birden anlayabiliriz nasıl da mutlu olduğumuzu.
Bir yandan insanlara karşı böylesine güçlü bir tiksinti duyarken bir yandan da onlarla yaşamak ve boğuşmaktan böylesine keyif alışına imreniyordum. Bense ya bir çileci olurdum ya da insanlara katlanabilmek için onları yalancı kanatlarla allayıp pullardım.
İnsanca da vardır! Diye bağırdı ve öfkeyle değneğini taşlara vurdu. Büyük bir canavar. Soylu kişiliğin bilmezsin, her işin yolunda gittiği ya ama bir de bana sor; canavardır diyorum! Ona kötülük mü ettin? Saygı duyup korkar senden. Ona iyilik mi ettin? Gözlerini oyar senin. Arandaki uzaklığı kuru patron! İnsanlara 100 verme; onlara hepimizin bir ve haklarımızın aynı olduğunu söyleme çünkü çabucak senin haklarını çiğnerler, elinden ekmeğini kaparlar ve seni açlıktan gebermeye terk ederler. Uzaklığını koru patron, bunları senin iyiliğin istediğimden söylüyorum!
Korkunç bir gizemdir kadın ve hiçbir zaman kapanmayan bir yarası vardır. Bütün yaraları kapanır ama o kapanmaz; sakın söylenenlere kulak asma sen kapanmaz. Kadın 80 yaşında olsa ne yazar? Yara açık.