Kendimi uzun uzun anlatmak ve susmak arasında gidip geliyorum çoğu zaman.
Hiçbir zaman tam anlamıyla hissettiklerimi anlatamayacağımı, anlatsam bile anlaşılmayacağımı bildiğimden susmayı tercih ediyorum.
Bazı anlar varki bazı değerli anlar o anlarda kendimi
Elimde bütün kartlarla yaşayanlara, yasamak için güzel nedenler vermek üzere, dünyanın üzerinde uçarken görüyorum..
Bedelden çok tercihtir yalnızlık..
Kimsenin nazını çekmeme lüksüdür.
Bildiğini okuma şımarıklığıdır.
Başkasının yönetimine girmeme arzusudur.
Ki çoğu zaman, sen ve keyfinin kâhyası iyi bir ikilidir...
Diğer Kadınlara Hiç Benzemedik...
Çıtkırıldım olamadık mesela. "Gelip beni al" demek yerine, kendimiz gittik koşa koşa. Rahibe Thresa gibi hep sorun dinledik, sanki bizim hiç derdimiz yokmuş gibi.
Çiçek istemedik, hediye istemedik, en büyük hediye sevilenle beraber olmak dedik.
Sürprizlere bayılırdık, ama en güzel sürprizleri hep biz yaptık. Severken sonuna kadar sevdik, söverken yüzlerine saydık.
Rol yapamadık, fazla doğal olduk.
Bu sebeple kıymetimiz bilindi mi?
Hayır!
Nasıl olsa hep vardık.
Şimdi yokuz...
Mutlu musunuz....