Epiktetos uzun zaman önce “İnsanlar bir şeyden değil onları nasıl gördüklerinden korkarlar.” dedi. Ve büyük imparator Marcus Aurelius şöyle yazmıştı: “Dış şeyler size acı veriyorsa sizi rahatsız eden onlar değil, sizin onlara dair kendi hükümlerinizdir. Ve şimdi bu hükmü ortadan kaldırmak için gücünüz var.”
Rızkın mal olması şart değildir; rızık bazen ahlak olur, bazen ise güzellik. Bazen rızık keskin bir akıl, bazense güzelliği ve kemâli artıran bir hilm olur. Rızk, saliha bir eş yahut şerefli bir aile ve akrabalar da olabilir! Kezâ rızk, faydalı bir ilim yahut uzun bir ömür de olabilir! Bazen temiz bir kalp de rızk olabilir, insanlara sevgiyle ihsanda bulunan... Gönül huzuru da rızk olabilir; zira gönlü huzura erendir asıl rızıklandırılan! Rızkın mal olması şart değildir; kanaatkar ol ve Allah'u Teala'ya hamd et!
Görünüşe göre ne zaman zorunlu bir tehlike atlatılsa ufukta yeni ve daha karmaşık bir tehdit beliriyor. Yeni bir madde icat eder etmez yan ürünleriyle çevreyi kirletmeye başlıyoruz. Tarih boyunca güvenlik sağlamak amacıyla üretilen silahlar onları yapanları yok etmekle tehdit eder hâle gelmiştir. Bazı hastalıkların tedavisi bulununca öldürücü yeni hastalıklar ortaya çıkar ve eğer bir süre için ölüm oranları azalırsa sonra aşırı nüfus canımızı sıkmaya başlar. Mahşerin dört atlısı asla çok uzakta değildir. Dünya tek evimiz olabilir ama patlamaya hazır bubi tuzaklarıyla doludur.
İhtiyaçlarımızın bazıları geçici olarak karşılandığında hemen daha fazlasını dilemeye başlarız. "Bu kronik memnuniyetsizlik memnuniyetin önündeki ikinci engeldir".