"Âşık olduğumuz kişiyi bazen o kadar büyütürüz ki zihnimizde, bir bakmışsın adeta tanrı olmuş çıkmış. Ve aşkımıza karşılık bulamadığımızda bu sefer de yok ederiz tanrıyı, bir hamlede. Aşk da inanç gibi aslında. Sonucunu bilmediğin, bilemeyeceğin halde koyuvermek kendini. Bu dünyada birçok şey inanç işi aslında. Bir kitap yazmak. Yeni bir şehre yerleşmek. Sonunu bilmediğim maceralara atılmak. Hepsi bir nevi inanç işi. Aşk bu duyguyu perçinliyor. Deli bir esriklik. Kendi sınırlı varlığının ötesinde biriyle bağ kurmanın güzelliği. Ama işte insan kendini aşka -ya da inanca- fazla kaptırırsa, dogmaya dönüşüyor her şey. Ne aşkı, ne inancı abartmamalı. Hiçbir şeyi putlaştırmamalı."