Kur'ân-ı Kerim'in, bizim ne kadar çok koştuğumuza değil, "nereye doğru", "neden" ve "nasıl" koştuğumuza baktığını hatırlamak gerekir. Vardığımız yer ve koşturmalarımızdan elde ettiğimiz şey ne ise, değerimiz de ona göre biçilir.
İnsanın duracağı ve gideceği yeri bilmesi; onu önce her duruma uyum sağlamanın yorgunluğundan, sonra da uyum sağladığı için duyacağı vicdan azabıyla kendisini hırpalamaktan kurtarması demektir.
İnsanın kendini büyük ya da küçük görmeden tarafsızca değerlendirmesi ve zayıflayan inançlarını, tökezleyen ahlâkını, aksayan ibadet ve kulluğunu fark etmesi, zihinsel ve duygusal açıdan yüksek bir gelişmişlik göstergesidir.
Maddi refahın peşinde koşan ruh aslında tatmin olmuyor. Bedeniniz her tüketimle tatmin olur, peki ya ruhunuz? Mutmain olma hâli kalbin işidir, bedenin değil.