Herkesin hayatında bir an var. Bir kriz. İnandığı şeylerin yanlış olduğunu söyleyen bir aksama. Herkesin başına geliyor; tek fark bu bilginin insanı nasıl değiştirdiği. Çoğunluk bilgiyi gömüp orada yokmuş gibi davranıyor. İnsanlar böyle yaşlanıyor işte.
Aşk korkunç çünkü sizi müthiş bir güçle içine çekiyor, dışarıdan küçücük görünen, ama içeride mantığınızı alıp götüren dev kütleli bir karadelik gibi. Kendinizi kaybediyorsunuz, benim kaybettiğim gibi, felaketlerin en güzeli, yok oluşların en ateşlisi.
İtiraf etmeliyim ki insanlar vakitlerinin çoğunu, hatta neredeyse hepsini varsayımlarla boşa harcıyorlar. Koşullu cümleleri diğer bütün yaşam formlarından daha fazla kullanıyor olmalılar.
" Ama ölmedim. Hayattayım. Buna yoğunlaşalım. "