Geri Bildirim
  • İnsanlığa olan umudum tükendi, bitti.
    Hayvan kelimesi yeniden tanımlanmalı bence.
    Ve en önemlisi, Hayvan Hakları yasası...
    Hayvanlara, o masum canlılara cani şekilde yaklaşan mahlukatlar aynı şekilde can vermeli.
  • ARKADAŞLAR KÜFÜR VE HAKARET İÇERİYOR OKUMAK ISTEMEYENLER OKUMASIN. KENDI IÇİMDEN GEÇENLERI YAZDIM KUSURA BAKMAYIN.
    O köpeğin hayatını kaybetmesine nasıl göz yumabiliyoruz? Nasıl bu kadar vicdansız olabiliyoruz. Bu kadar canice katledilmesine nasıl vicdanımız el verebiliyor? Bu kadar mı soyutlandık insan olmaktan. Bir orosbu çocuğu gidiyor o küçücük canın ondan daha küçük olan bacaklarını ve kuyruğunu kesiyor ve biz burada durarak insanız diye geçiniyor muyuz? Bir şerefsiz kediye tecavüz ediyor ve biz susuyoruz. Bir haysiyetsiz köpeğe işkence ediyor ve biz burada hiç bir şey demeden duruyoruz. Bu böyle mi devam edecek? Şu an o orosbu çocukları keyfinde ve o küçücük, zararsız canlar hayatlarını kaybediyorlar. Siz o köpeğin bakışlarını gördünüz mü? Gözlerinde ölüm korkusu vardı. Ameliyata dayanamadı. Ve bu pisliğin içinden onu bekleyen tertemiz bir yere gitti. Insanların dahaca kirletemediği bir yere. Onun küçücük kalbiyle, ruhuyla birlikte kalan insanlıktan biraz daha gökyüzüne uçtu. Böyle orosbu çocuklarına idam istiyorum! Çünkü yaşamayı öyle şerefsizler değil, o küçücük canlar hak ediyor. Cehennemin en sıcak yerinde ağırlanırsınız İnşallah.

    Hayvan Hakları Izleme Merkezi'nin sadece 5 aylık raporuna göre Türkiyede hayvanlara en az 1.444 işkence vakası, 1.764.056 cinsel şiddet tespit edilmiştir.
  • Hayvan hakları daha büyük kafesler değil boş kafesler talep eder. / Steve Best
  • Efendiler,
    Eğer Türk'ün kanı da gül suyu değilse, Cenab-ı Hakk'ın verdiği hayata hiç kimsenin ilişmeğe hakkı yoksa eğer Türk'ün kadınları, kızları da birer dişi hayvan değilse, eğer dökülen bütün gözyaşlarını, bütün kanları hesab edecek bir insaniyyet bir medeniyyet, bir hakkaniyet-i mutlaka varsa adalet terazisinin gözüne Türk'ün de konulacak mazlumiyetleri, Türk'ün de sorulacak hesabları, Türk'ünde alıncak hakları vardır.
  • “Babam bana bir kaplanın kalbini verdi.”
    Kitabın aslında akıcı bir dili vardı fakat ben 100 yıl sonra bitirdim. Kitabın konusundan bahsetmem gerekirse, vahşi doğada köpekler tarafından büyütülen kızımız Nona. Bakıcısının intihar etmesi üzerine bakıcısını öldürme suçuyla aranıyor. O da tek dostu ayı ile birlikte kaçmaya başlıyor. Bu kaçışta Jay ve Caius ile karşılaşıyor. Jay’in kalbi bir kaplana ait, Caius ise üvey babası tarafından şiddete maruz kalıyor. Polisten kaçarken tek bir amaçları var Kenara gitmek.
    •••
    Kitaba zaten aksiyon ile giriş yapılıyor ve aksiyon hiç hız kesmeden devam ediyor. Kitapta biraz “hayvan hakları” gösterilmeye çalışıyor çünkü bu kitapta hayvanlar sirk için kullanılıyor ve doğal yaşam ortamlarından alıkonuluyor. Nona biraz karşı durmaya çalışıyor ama kaçarken ne kadar yapabilirse. Yani yazar bence kitapta bunu vurgulamak istemiş ama üstünde durmayınca pek fazla becerememiş. Kaplan yürekli çocuk denilen Jay’in üstünde de fazla durulmadı sadece bir bölümde neden o adı aldığı anlatıldı o kadar diğer bölümlerde Nona’nın üstüne çok yoğunlaşıldı. Yani güzel konulu bir kitap ama içime pek sinmedi.