Hayırlı Cumalar
"Gelin görün ki, dünyada âşıklar hâlâ uyuyor. Dünya onları çağırıyor. Aşık konuşuyor: 'N'olur ayrılmadan önce bir nazar kıl bana. Sen ruhuma nakşedilmiş susuzluğumsun benim.' Ama ertesi gün, birden başka biri olup çıkıyorlar. Gece başka gündüz başka birisi oluyorsunuz. Sizi kavurup duran ihtiraslarınızın sarmaşığından aşağı inin artık. Bu aldanışlar diyarında, bir yataktan diğerine itilip durursunuz. İçin, için sizi divâne gölgeler! Ömrün ve insanın sınırlarını ne zaman fark edeceksiniz? El ele, öpüşen, âşıkmış gibi davranan insanlar görüyoruz etrafımızda. Herkeste anı yakalama arzusu apaçık görülüyor. Kimse ruhun hazine dairesinden tek bir anın yitirilmesini istemiyor. Kimse ömrün sınırının yakın olduğunu, ölümün hemen yanı başında beklediğini kabul etmek istemiyor. Ama bilin ki, ölüm anında en umutsuz ve çorak şartlarda bile beklemediğimiz bir umut verilir bize. Şeytan, çamurdan yapılmış insana güvendiği için Allah'ın yanıldığını kanıtlamaya çalışmıştı. Çamurdan yapılmışlığın bir önemi var mıdır gerçekten? Çamur da, ateş de, ışık da, Allah'tan mertebelerce aşağıdadır. Allah'a tevekkül edin ve birbirinize itimad edin -ama özellikle, Allah'a ubudiyetinizi her şeyin üzerinde tutun. Unutmayın ki, içinde put olan bir kalbe Muhabbetullah girmez. Lezzetlerinizi Allah'ın rızası dairesinde yaşayabiliyorsanız, amenna. Yaşayamıyorsanız onlardan vazgeçin ve nihayet, Ömer Hayyam'ın Hayal Kervanı mısraını hatırlayın. Duvarlardaki çentikler vaktinizin geldiğine işaret eder. Acele edin!"
İbn-i Sinâ, Arâbi, El-Cezeri, Ali Kuşçu, Ömer Hayyam vs. hepsine bakıyorum, hepsi de aynı anda hem filozof, hem mutasavvıf, hem matematikçi, hem simyager, hem mucit, hem mühendis vs. 21. Yy.da neden disiplinler arası etkileşimde erozyona uğruyoruz? Ya da bilim insanları neden sadece tek disiplin üzerinde etkili? Zırva görünse de aklımda benim için deli sorular...
Bilim
İbn-i Rüşd'ü, İbn-i Sinâ'yı, Hayyam'ı ve El Cezeri'yi çıkarmış toplumların bir gün uygarlıklarına yeniden hegemonya kazandırabileceklerini ben de ümit edebilir miyim?
Tarih
Bir sır daha var, çözdüklerimizden başka! Bir ışık daha var, bu ışıklardan başka. Hiçbir yaptığınla yetinme, geç öteye; Bir şey daha var bütün yapılardan başka.
Alıntı
Bu cebir eserinde Hayyam, bilinmeyen sayıyı göstermek için Arapçadaki şey terimini kullanmış; İspanyolların ilmi eserlerine xay olarak geçen bu kelime zamanla kısaltılıp sadece ilk harfine indirgenmiş, sonra da x tüm dünyada bilinmeyen sayının simgesi haline gelmişti.
Sayfa 43·Kitabı okuyor