“İkisi de, annem de babam da, duyarlılık fakiriydi. Belki bu duyarlılık fakirliği gerekliydi, başka türlü yaşayamazlardı. Duyarlılık fakiri ebeveynlerin nasıl olup da dünyaya aşırı duyarlı bir oğlan getirdikleri kafamda hâlâ bir bilmeceydi. Bunu galiba kendileri de anlamamışlardı.”
“Çünkü genel olarak bakıldığında, tam nasılsa öyle olmasını istediğim bir hayat sürüyordum ve sadece yaşam korkumu yatıştırmak için kadrolu eleman olmaya razı değildim. “