Türkçülerin ABD tandanslı olduğu halen de Komünizme ve İslamcılığa muhalif olmalarından bellidir. Küresel düzen kendine rakip olarak Komünizmi ve İslamı görmektedir.
20. yylın başlarında Batılı devletler Kürtleri planlı olarak dört sınıra ayırdılar. Daha sonra Kürtlerin bütün kültürel hakları göz ardı edildi. Bu dönemde Batı sessizdi. Fakat zaman ilerledikçe bu ayrışmış halk kitlesini hegemonik planlar için kullanma planını başlattılar. Kürtler hakkında bilgi toplamak için SSCB ve ABD oryantalistler yetiştirdi. İsyancı Kürt gruplarına destek verdi. Örgütler kurdu. Sonra her seferinde bir şekilde bölgedeki devletlere Kürtleri bastırma izni verdi. İşine geldiği yerde Kürtlere özerklik verildi. Ama asla bir bütün halinde bir araya gelmelerine fırsat verilmedi. Her zaman birbirine muhalif Kürt parti ve aşiretlerini besleyerek kendi aralarında da parçalı bir şekilde durmaları sağlandı. Bugün Kürt oluşumların çoğunun programı küreselcilerin hedefleri doğrultusunda oluşturulmuştur. Kürtler parçalı Ortadoğu'nun garantörü olarak görülmekte ve gerekli olduğunda teşvik edilirken gerekli görüldüğünde bastırılmaktadırlar.