From he who dreams to she who is a muse
While thy branches mix with mine, And our roots together join.
Gümüş yürek 1 kitaptayım 380 yaklaştım oğlum sessiz sessiz ses çıkmasın diye ölücem he ağlıyom yeter oğlum bu nosla eira niye bu kadar çok çekiyor marlo ile zaina hiç diycek lafım yok onlar şüphesiz çekiyorlar da nos ayrı bir müq çekiyor o laflardan sonra bakalım 2 kitapla 3 kitapla beraber iyice sulugöz olcakmıyız😭
Reklam
Absolute Batman #21
-Why won’t he bloody listen?! -Oh, he’s listening jeeves. Just not to you… He’s listening to Batman.
Uzanmış yatağında, ayaklarını sallayarak Das Kapital (konu hakkındaki ilk eline aldığı kitap :) ) okuyor.Sanırsın aşk kitabı okuyor. Tabi okumadan önce yorumlara bir bakıyor. Zor kitap, anlaması zor bilmem ne de bilmem ne. Okumasam mı acaba diyor önce de sonra zor olması daha iyi değil mi ki diyor? Demek ki kitap bir şeyler öğretiyor diye düşünüyor. Hem kafasını zorlamış olur. Uyuşuk kafası açılır belki. Hem zaten bu en ana kitaplardan değil miymiş bu konu hakkındaki? İslamı kafasında şekillendirirken Kur'an okumamış mıydı? E bu da öyle bir şey olur belki... He he aynen, öyle olur! Zaten bu kişi de önemli bir figür diyip başlıyor okumaya. Beş sayfa, on sayfa, on beş sayfa, yirmi sayfa, yirmi beş sayfa... Otuzu gördü mü emin değilim. Pes ediş kendini belli ediyor. Bırakıp başka diyarlara uçuyor. Sonra zamanlar geçiyor ve bu defa bakıyor ki alfabesi varmış bu konunun, yordam sağ olsun. Onu okuyor. Evet bazen alfabeler vardır. Bazı alfabeler vardır. Bizim ihtiyaç duyduğumuz gerekleri bize ihtiyaç duyduğumuz şekilde anlatan alfabeler vardır. Onlardan yana gidelim önce. Önce onlardan yana gidelim ki, başka alfabeler de katabilelim bünyemize. Bu alfabe işi de sıvı bir iştir. Dönüşür. Dönüştürülür. Sadece yordam noktasından bakılmaz işe. Alfabeler önemli. İnsan misal olarak kendi ruhunun alfabesini bir miktarca çözemeden nasıl dünyayı, çevresini, kişileri, güzellikleri anlayabilir ki? Kendi alfabesini hissetmeyen kişi katamaz ki kendine öteki şeyleri. Düşünür ama yapmaz. Çünkü alfabesini hissetmiyordur ki. O yüzden insan ilk önce kendi azını bulacak. Bu ne mi demek? Yine ve yeniden Hakan Günday... ''AZ…Küçük bir kelime, büyük bir roman. Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az... O zaman
Four Weddings and a Funeral
Gareth: I've got a new theory about marriage. Two people are in love, they live together, and then suddenly one day, they run out of conversation. Charles: Uh-huh. Gareth: Totally. I mean they can't think of a single thing to say to each other. That's it: panic! Then suddenly it occurs to the chap that there is a way out of the deadlock. Charles: Which is? Gareth: He'll ask her to marry him. Charles: Brilliant! Brilliant! Gareth: Suddenly they've got something to talk about for the rest of their lives. Charles: Basically you're saying marriage is just a way of getting out of an embarrassing pause in conversation. Gareth: The definitive icebreaker.
Tadım kaçtı he 😭
İzledim
Reklam
Reklam