Ali H. Karahancı

Tutkunun bu şiddetine rağmen, asıl amacın sadece kadınla beraber olmaya yönelik olduğu, bu büyük tutkunun da bütün ötekiler gibi, tarafları sonunda şaşkınlığa düşürerek hazzın ve zevkin içinde sönüp gitmesinden bellidir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gelgelelim bireyselleşme ve onunla birlikte aşkın yoğunluğu öylesine yüksek bir düzleme tırmanabilir ki, doygunluğun gerçekleşmemesi durumunda dünyanın bütün nimetleri, zenginlikleri hatta hayatın kendisi değerlerini yitirebilirler. Bu durumda aşk, büyüye büyüye başka hiçbir şeyde görülmemiş bir şiddete dönüşür; bu nedenle de bireyi her türlü fedakârlığa, kurban verme durumuna hazır hale getirir ve gerçekleşmenin sonsuza kadar imkânsızlaştığı durumda, delirmeye, hatta intihara kadar götürebilir.
Aslında zaten kadınlar, (erkek) güzelliğine çok az önem verirler; hele de yüz güzelliğine: Bunu, çocuğa verme sorumluluğunu sanki sadece kendileri yükleniyorlarmış gibi bir durum söz konusudur.
Dolgun bir kadın göğsü erkek cinsi üzerinde müthiş çekici bir etki yapar; çünkü kadının çocuk doğurma işleviyle doğrudan bağlantılı olarak, yeni doğacak olana bol bol besin verebilecek olduğunun belirtisidir bu.
(Kraus’un düzeltilmiş çevirisine göre, 26; 23) şöyle diyor: “Düz, kusursuz bir vücut yapısına ve güzel ayaklara sahip bir kadın, gümüş kaideye oturtulmuş altın sütunlar gibidir.”