• Kitabın anlamı, hediye olunca bu kadar değişebilir mi?

    Yıllardır okumak istediğim bu kitabı bana hediye etmen belki sana küçük bir şey gibi görünebilir.. belki ben, benim için ne kadar anlamlı olduğunu pek gösterememişimdir ama şunu bilmeni istiyorum... bu kitabı kendim alıp okusaydım, kitabı diğer kitaplarımdan ayırıp hatıra kutuma koyma isteğim olmazdı.

    Sadece ne kadar güzel olduğuyla ilgili paragraflar kurardım.

    Şimdi kitabı bitirip buraya geldim.. kitap hakkında tek bir kelime bile yazmayacağım.

    Sana bahsetmediğim bir şey var... Kitabı az ışıklı bir ortamda okuyordum, elimde de renkli kalemim.. anlamlı gelen o cümleleri çiziyordum..

    Sabah kitabı elime alıp kahverengi kalemle çizdiğim cümlelere baktığımda o cümleleri senin önceden çizmiş olduğunu gördüm.. sarı fosforlu kalemle..

    bunun ne kadar anlamlı bi'şey olduğunu cümlelerle anlatamam ama onu gördüğümde gülümsediğimi bilmelisin.

    Bu kitap, senin hediyen olduğu için normalde olması gerekenden daha değerli. Son bölümde yazan o iki öğütle birlikte...

    ps: kitabın başına 10/10 yazdığını gördüm <3
  • ... teşekkürler, çok naziksiniz.
  • Paulo Coelho kitaplarını okumayı hep sevmişimdir. Doğum günümde arkadaşımın hediye ettiği Simyacı kitabı ile tanıştım yazarla. Şu an severek okuduğum bir yazar. Neden okurke bu kadar hevesli, mutlu, umutlu ve meraklı olduğumu pek düşünmedim. Okuduğum 4. kitabı sanırım. Biraz düşündüğümde fark ettim ki her defasında içimde gezmeyi, keşfetmeyi, yeni hisler yaşamak isteyen tarafımı besliyor bu kitaplar. O isteği hep canlı tutmamı sağlıyor. Hippi, 1970’leri (Annemin dahi doğmadığı bir dönem) aklımda güzelce canlandırabileceğim bir anlatım sundu. Dönem hakkında anlatılan olaylarla birlikte bilgi sahibi olmuş oldum. Yine söylemek istiyorum. Beni en çok etkileyen kısım içimi kıpır kıpır edip, hayatın akışına kapılıp anımı yaşamayı unutmamam gerektiğini fark ettirmesi. Daha önce Paulo Coelho okuyan biriyseniz yazarını bilmeden bu kitabı okusanız kesinlikle Paulo Coelho olduğunu anlarsınız. Anlatımı her zamanki gibi okuru zorlamıyor. Bence okunmaya değer keyifli bir kitap. :)
  • Öncelikle yazara, imzalı kitabını hediye olarak gönderdiği için teşekkürlerimi sunmakla başlamak isterim.Epey uzun zaman oldu alalı ancak her kitabın bir okunma zamanı vardır,inancıyla kitap sırasını bekledi ve onu bugün okuma şansım oldu.

    Öncelikle belli olduğu üzere kitap temelde, psikolojik çözümle,bilinçaltı ve hayal dünyasının kurgusal gerçekliği/gerçekdışılığı üzerine inşa edilmiş olarak karşımıza çıkıyor.Kullanılan dil yer yer akıcı olmakla birlikte yer yer anlam ve olay bütünlüklerinden kopma noktasına geldiğinden okuru yoran bir hal alıyor.Eminim herkeste durum aynı olmayacaktır.Olayların(bilinçaltı senaryoları) karakterler ekseninde sürekli ve hızla değişimi,okuru Bay Şair’in hayal dünyasında bir kovalamaca içine sokuyor.Kurgusal kopukluklar ve tamamlanmamış cümleler,bitmemiş meseleler varmış gibi hissettirdi pek çok yerde.Bu nedenle bir sonraki olayın içine girdiğimde bir öncekine dair bir bitmemişlik ve bağlantısızlık sorunu olduğunu düşünüyorum.

    Duyguların aktarımı kimi yerlerde çok güçlü kimi yerlerde eksik ve yetersiz.Diyalogların akıcılığı ise kitabı hızla okunabilir kılması açısından başarılı.İtalik ile yazılan kısımlarda duygu aktarımı ve geçişleri sanırım daha güçlüydü.Ve hikayeyi kurtaran ve ona kısmen de olsa anlam derinliği kazandıran bölümler olduğunu düşünüyorum.

    İlişkileri ise Bay Şair’in hayal gücünün sınır tanımazlığı,bilinçaltında biriken ve ruh dünyasına yansıyan sıradışı bir nevrozun yaratımı olan ilişkiler silsilesi olarak tanımlamak gerek sanırım.

    Genel hatlarıyla farklı bir roman.İnsana adeta zihinsel jimnastik yaptıran,kurgusal anlamda bir miktar yetersiz olduğunu düşündüğüm ve daha güçlü bir finalle bitirilse daha çarpıcı bir etki yaratırdı,diye düşünmeden edemediğim bir roman.Bunun da nedeni seçilen konunun zor bir yerden olması ve aktarım konusunda yetersiz kalınması.Hikayenin dinamikleri bilinçaltı,zihinsel devinimler,obsesif durumlar,hayal gücü,psikolojik süreçler vs..Ve hayatın içinde bağlantılı olunan kişilerle bu kurgunun yapılması.Belki de bu nedenle bu alanlara bilimsel olarak fazlasıyla hakim olmak gerek,eğer bir romana aktarım söz konusu olacaksa.Çünkü daha sağlam bir etki yaratması okuru daha derinlemesine sarsması gereken bir hikaye.Fakat amacına yeterince ulaşmamış diye düşünüyorum.Ve elbette aynı zamanda okurun da altyapısal olarak bu bilgilerin ucundan kıyısından geçmiş olması gerek.

    Ama az önce de dediğim gibi tür bakımından pek çok farklılık taşıması nedeniyle herkeste farklı anlamlar,duygular ve bulgular açığa çıkarmaya müsait bir niteliğe sahip.Herkesin hayal gücü,ruhsal dünyası,yaşanmışlıkları ve kişiliğinin katkıları romanın başka boyutlarıyla anlamlandırılmasına olanak tanır.

    Yine de yazarı, böylesine zorlu bir konuyu cesaretle hikayeleştirmesi ve aktarmaya çalışmasındaki çabası nedeniyle kutluyor,gelecekteki yapıtlarında başarılar diliyorum…
    Keyifli okumalar dilerim.
    Sevgiler...
  • Merhaba Değerli Kitap Dostları

    Sizlerle bugün taptaze bir yorum paylaşmak için beraberim. 

    #alilidar #zraporu #kitapyorumu #tavsiyekitap


    Öncelikle yazarla nasıl tanıştığımdan bahsetmek istiyorum. Birgün okuoku.com dan alışveriş yapmıştım. Alışverişin yanında fazladan ayraçlar koyuyorlar. Daha önce alışveriş yapmış olanlar bilir. Ayraçların arasında bu kitabın ayracı da vardı. Ama o zaman dikkatimi çekmedi tabiki. Kitapyurdu her alışverişimde bir dergi hediye ediyor sağolsun. Dergileri incelerken yine bu kitaba denk geldim. Detaylı bir inceleme yapmışlar. Z raporunu bilmeyenler için anlatayım. Herhangi bir işletme düşünün. Her günün sonunda kasadan rapor alınır. Girdi, çıktı, hangi ürünler ne kadar satılmış v.s. o raporun adı Z raporu. Konumuza dönelim biz. İncelemeyi okudum bu 2. karşılaşmada merak ettim kitabı. "aldın mı?" diyeceksiniz içinizden. Hayır almadım. Birgün 1000kitap uygulamasında anasayfada dolanırken Ali Lidar'ın alıntılarına rastladım. Çok hoşuma gitti. Bkm kitapta bazı kitaplarının %50 indirimde olduğunu gördüm. Birkaç kitabını sipariş ettim. Haziran ayında Alengirli Şiirler kitabıyla tanışmış oldum. Bu kitaba hala sıra gelmemişti tabi. Hikayelerimi takip ediyorsanız görmüşsünüzdür. Ne okusam diye düşünürken beni oku diye seslendiğini duydum demiştim bu kitap için. Başladım okumaya. Bir solukta okuttu kendi. Kitapla tanışma hikayemi burada sonlandırmak istiyorum. 



    Devamı yorumda



    Kitabın içeriğine dönmek istiyorum. Kısa kısa denemelerden oluşan kitabımızda asıl mesleği öğretmen olan yazarın anılarını, yaşadıklarını, güldüklerini, üzüldüklerini kısaca hayatın Z raporunu okuyoruz. Kitabın içeriğinin çok zengin olduğunu belirtmek istiyorum. İçinde dinlemek isteyeceğiniz şarkılar, izlemek isteyeceğiniz filmler, okumak isteyeceğiniz kitaplar, gerçekleştirmek isteyeceğiniz fikirler mevcut. Biraz da dilinden bahsetmek istiyorum. Edebi eser olarak okumayı düşeneceğiniz türden bir kitap olmadığını belirtmek istiyorum. İçerisinde küfür ve alkol kullanımı oldukça fazla olduğunu söylemek ve ben bu kitaptan kötü örnekler alırım kendime diyen okurların okumamasını öneriyorum. Ben bu kitabı yazarının öğretmen olduğu için ve ilham verici öğretmenlik anıları içerdiği dolayısıyla öncelikle tüm öğretmenlerin okumasını tavsiye ediyorum. Eminim size çok şey kazandıracak. Bu cümleyi kitabı okuyacaklar için kuruyorum. Ramazan'ı hiç unutmayacaksınız. 

    Kitap okumakta zorlandığım bu zamanda bir oturuşta kendini okutmayı başarabilen bu kitabı elbetteki tavsiye ediyorum. İçerik size uygunsa çok sevebileceğinizi düşünüyorum. Yepyeni gönderilerde görüşmek dileğiyle. Esenle kalın  🤗
  • Merhaba Değerli Kitapseverler 

    Bugün sizlerle listenizin en başına yazmanızı tavsiye ettiğim bir kitap yorumuyla beraberim

    #mihail #lermandov #zamanımızınbirkahramanı #kitapyorumu #tavsiyekitap


    Değerli okurlar öncelikle sizlere kitapla tanışma hikayemi anlatmak istiyorum. 


    Yaklaşık 2 yıl önce İstanbul'a misafirliğe gitmiştim teyzemlere. Yanımda okumak için kitap getirmemiştim. Çünkü oraya gittiğimde keşfedilmemiş mükemmel kitaplar buluyorum. Eniştemle sohbet ederken kitaplardan söz açıldı. Birbirimize kitap öneriyoruz, yazarlardan bahsediyoruz derken eniştem çok eski olduğu belli olan adeta yıllara meydan okumuş bir kitap getirdi. Basılalı yaklaşık 50 yıl olmuş. Bu kitap rahmetli babamın en sevdiği kitaptı dedi. Öyle deyince çok merak ettim. Adını daha önce hiç duymadığım bir kitaptı. Okumak için izin aldım. Kitap beni resmen hapis aldı ve bir solukta okuttu kendini. Çok derinden etkilendim. Kitabı orada bırakmak istemedim ama baba yadigarı olduğu için bırakmam gerekiyordu. Bu kitabı bulup almalıyım dedim kendime. Yaklaşık 5-6 ay aradım kitabı. Can yayınlarının bastığını bilmiyordum. Eski bir kitap artık basmamışlardır diye internete bile bakmamıştım. Günlerden birgün sahafları gezerken buldum ve raflarımın arasındaki yerini buldu. Biraz zaman geçti. Bir arkadaşım "birbirimize kitap gönderelim mi?" dedi. "Tamam olur" dedim. Ama o ben olur demeden önce göndereceği kitabı kargoya vermiş bile. Kargo geldi ve x yazarının imzalı  bir kitabını bana yollamış. İçine not olarak "senin benden daha çok dikkat ederek koruyacağını düşündüğüm için sana yolladım bu kitabı" yazmış. Nasıl mahçup oldum kelimelerle ifade edemeyeceğim için kendimi zorlamamayı tercih ediyorum. Bu kadar değerli bir hediye karşısında daha da mahçup olmayım dedim ve çok aradığım Zamanımızın Bir Kahramanı kitabını yolladım. Daha sonra bu kitap rafımda mutlaka olmalı deyip sahafları gezmeye başladım tekrar. Bir sahaf dikkatimi çekti. Diğer sahaflar gibi dikkat çekici bir tasarımı yoktu. Dikkat çekmemesi benim ilgimi çekmişti.



    İçeriye girdim. Selamün aleyküm - Aleyküm selam - Hayırlı İşler faslından sonra 'Zamanımızın Bir Kahramanı' kitabını arıyorum dedim. "Oturmaz mısın?" dedi sahaf abi. Olur abi dedim. Çok sıcakkanlı ve hürmetle karşılandım. O arada hayrolsun diyorum içimden. Böyle hoşgörülü insanlar kaldı mı dedim kendi kendime. Çünkü biliyorum çoğunluğu para kazanmak için yapıyor bu işi. Konumuza dönelim. Abi çay demlemiş. İçersin değil mi diye sordu. Abi ben Karadenizliyim dedim. Demli bir çay doldurdu. Sonra sohbet etmeye hazırlanır gibi koltuğuna oturdu. Biliyor musun benim en sevdiğim kitaplardan biri o dedi. Sen sorunca çok mutlu oldum. Gerçek bir okur kitabı o. Çok kişi bilmez dedi. Sonrasında uzunca oturduk sohbet ettik, fikir alışverişlerinde bulunduk. Hala Ankara'ya gittiğimde abi kardeş gibi sohbet edebildiğim bir sahaf olmuştur kendisi. Kitapla tanışma hikayemi burada sonlandırmak istiyorum ve kitaptan bahsetmek istiyorum. 


    Kitabımız ülkemizde çok bilinmese de Rus Edebiyatının öncülerinden ve ilk psikolojik romanlarından. Muhteşem betimlemeleriyle hayran kalacağınız bu nadide eser Lermandov'un dünyada bırakmış olduğu tek eser. Yazar 27 yaşında bir düelloda hayatını kaybediyor. Yaşasaydı Tolstoy, Dostoyevski, Godol, Çehov gibi birçok eserini okuduğumuz bir yazar olacaktı belki de. Kitabın içeriğinden bahsetmek istemiyorum. Sadece iyi bir okur kitabı olduğunu söylemek istiyorum.Okumayan her kitapsevere tavsiye ediyorum. Kitabı yakın zamanda tekrar okumak istiyorum. Benimle birlikte okumak isteyenler Dm'den yazabilir.

     


    Yepyeni gönderilerde görüşmek üzere. Esenle kalın. Gönderiyi beğenmeyi, kaydetmeyi ve kitabı listenize yazmayı unutmayın. 🤗
  • Kitap fiyatları uçmuş durumda. Acaba okumak için okuduklarımızı satmak zorunda kalacağımız gün yakın mı?

    Kitap hediye eder misiniz?:D