İnsanoğlu ne kadar özgür olabilir ki, diye düşünüyordu. Kararları biz kendi irademizle mi alıyorduk yoksa doğduğumuz andan itibaren yaşadığımız deneyimler mi aldırıyordu? Karşılaştığımız kişiler, okuduğumuz kitaplar, dinlediğimiz şarkılar, gittiğimiz yerler hepsi birer birer bilinçaltımıza işleyerek düşüncelerimizi sarmalıyor olabilir miydi? Biz harekete geçtiğimizi zannederken aslında başrolü onlar oynuyordu. Kişinin en büyük varsayımı da her şeyin kendisinin sayesinde veya yüzünden olduğuna inanmasıydı.
"Evet Kaancığım bunları sana beynin yaptırıyor. Âşık olunca insan karşısındakini hep çok güzel görür. Kusurlarını göz ardı eder... Onun hayatında gördüğün en güzel kadın olduğunu düşünürsün. Kimse de sana bunun aksini ispat edemez çünkü artık âşıksındır.''