Dönüşüm senden başlar...
Yoluna çıkan taşı alıp kenara koyduğunda kendi yolunu da açarsın senden sonra gelecek olanların da. Bu taşı kaldırırken
başkalarını kurtarıyorum duygusuyla hareket edersen, yaşamın organize etme gücünü küçümsemiş, kendini kurtarıcı yerine koymuş, kendi değerini ve yolculuğunu görmezden gelmiş
olursun. Taşı kendin için kaldırırken bütüne de hizmet ettiğini fark ettiğinde, o bütünün bir parçası olduğunu hatırlarsın.
O taşı yerden kaldırma isteğini sana fısıldayan kalbinin sesini dinlemiş olursun. O anda kurtarıcı da kurtarılan da birdir.Kendin için değil, başkasını kurtarmak için taşı kaldırırsan,
kalbinin sesini duymayacağını düşünen tarafın seni kibre düşürebilir. Onu kendinden, kendini sistemden ayırmış olursun.
Her birimiz bütünün parçasıyız.
Bir hücrenin bölünerek otuz trilyona yakın hücreden bedenimizi oluşturması, bir tohumun yüzlerce meyve veren ağaca dönüşmesine benzer. Hayatı okuyabilen kendiyle buluşur, özüne kavuşur.
İnsanları ve dünyayı kurtarma çabam, aslında kendimi bu durumdan kurtarma çabammış. Kendime vereceğim emeği, tekâmülüme kullanacağım kaynakları boşa harcıyormuşum. Ben onları kendi yoluma dâhil etmeye çalışırken, onlar bana merkezimden uzaklaştığımı göstermeye geliyorlarmış. Aramızda olan içsel itişmelerin sebebi de buymuş; herhangi birini zorlayarak gitmek istediği yolu değiştiremiyormuşsun, ancak kendi ışığını yaktığında ışığı arayan ve kendi yolculuğunu başlatmak isteyenlerin yolunu aydınlatabiliyormuşsun.