Yılın son demlerinden hepinize selamlar!
Öncelikle bu kitabın neden elimde bu kadar uzun süre beklediğini inanın bende bilmiyorum.. kitap bana öfkeyi, heyecanı, üzüntüyü ve tekrar öfkeyi yaşattı diyebilirim..
İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN
Hepimizin içinde nefsini terbiye edemeyen bir taraf vardır. Dünyevi heyecanlara kapılıp ahlakı ve edebi hiçe sayan bir taraftır bu.. fakat herkes bu şeytana kapılmaz bazıları nefsine hakim olur bazıları ise Ömer gibi nefsinin kölesi olur canından çok sevse bile bir kadını, bir eşyadan bile aşağı görür. Aşk, kara sevda, delice sevmek gibi icraatler bu dönemde tamamiyle olgunlaşmaş çocukların dillerinde gezerken gerçek aşkın daha doğrusu sevginin ne olduğunu ve ne olmadığını bilmek gerekir. Bunun ayrımını yapamayan bir insan asla gerçek sevginin ne olduğunu bilemez. Ömer ve Macide'yi okumak birbirlerine şehvet, çekim ve ihtiyaç duyan iki genç çocuğu okumak gibiydi.. Onlar heves ve ihtiyacı aşkla, sevgi ile karıştırdılar. Sonuç olarakta sevginin ne olduğunu bilmeyen diğer fanilerle aynı sonu paylaştılar; Koca bir hayal kırıklığı..
Anlık hevesler insanı doğru sandığı yollara sürükler hatta sürüklemekle kalmayıp bu yolda heba olmasına sebep olur. Macide çağımızda nerdeyse hiçbir genç kızın cesaret edemeyeceği (ki ben etmemek gerektiğini düşünüyorum) şeyi yapıp herkesi arkasında bırakarak Ömer'in yanına gitti ancak daha ne istediğini ve ne iş yapacağını bilemeyen kendi geçimini bile zoraki sürdüren Ömer için bu durum başlarda ne kadar heyecanlı ve güzel bir rüya olsa da sonralarında ikisi içinde birer kabus olmuştur. Lafı pek uzatmaya gerek yok
Yanlış insan kişiyi yanlış hayata sürükler.
"Ben sana rehber değil, ancak yoldaş olabilirdim, fakat yolu ikimiz de bilmiyorduk ve birbirimize yük olmaktan, birbirimizi şaşırtmaktan başka bir şey elimizden gelmiyordu."