Üstünüzde can simidi varken yüzmeyi öğrenmek kolay değildir ve genç birisi, dibe vurması gerektiğini bilmedikçe var gücüyle kesinlikle çalışmaya koyulmaz. Çalışma alışkanlığı genelde yoksul ailelerin çocuklarında vardır. Tehlikeyle karşı karşıya gelmedikçe kimse yetileri nelerdir bulamaz. Bizi, hayatımızı kurtarma adına mücadele etmeye sürükleyen dağdaki bir kar fırtınası neredeyse imkansız olanı başarmak için bize gereken kaynağı sunabilir. Sadece güçlü iradesi ve enerjisi olanlar kaza yapmış gemiden canlı olarak çıkabilir. Zayıf iradeliler içinse aynı şeyi söylemek mümkün değildir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gerçek dost olarak birkaç kişiye sahip olduysanız inanın çok şanslısınız. Şunu da hep bilin ki, dünyadaki tek dostunuz, çalışma ve dürüst çalışmayla elde ettiğiniz cesarettir. Bunun farkında olan Marcus Aurelius sadece kendimize güvenmemizi önerir. Başkalarının yardımına muhtaç olanlar dilencidir der. Bu yüzden dünyadaki payınızı alın ve değerini küçük görmeyin. Bunun haricinde kişiliğinizi ve karakterinizi her daim geliştirmek için emek verin.
Tembellik insanda kötü düşüncelere ve kıskançlığa zemin hazırlayan acı ve talihsizliklerle dolu bir yaşama sürükler. İnsanlar diğerlerinin iyi niyet ve sempatisine ihtiyaç duyarlar. Nazik bir mektubun, heveslendirici birkaç cümlenin yüreklendirmediği ve harekete geçirmediği insan yoktur. Yüksek makamlardaki insanlar, cesaret verme ve insanlara umut aşılamayı çok iyi bilirler. Fakat toplumun manevi seviyesi o kadar düşük ki yüksek makamlara gelmiş insanlar çok ender, acı çeken insanlarla empati kurabilirler.