Değişimin yönü hep ileridir, bizim ona ayak uydurmaktan başka seçeneğimiz yoktur ve yolun kıyısına oturup bugünlerinden daha iyi olmayan bir geçmiş için gözyaşı dökenler, acınacak halde kalmaya mahkumdur.
Anlar geç veya erken gelmezler, bizim için değil, kendileri için doğru olan zaman da gelirler sadece, bu nedenle bir anın gelişi bizim ihtiyaçlarımızla denk düştü diye minnet duymamız gereksizdir.