Hiçbir insan çelik gibi bir meşrutiyetle kendi varligindan, karakterinden kaynaklanan bir musibete eylemler ya da sözlerle sırt çevirecek kadar güçlü ve zeki değildir. 
İnsan ne yaşayacağını biraz da kendi bilirler. Yaşanması gerekeni belirler, yanına çağırır ve bırakmaz. İnsan böyledir. Yaptığının vahim olduğunu ilk andan itibaren bildiği halde yine de yapar. İnsan ve kaderi birbirlerini tutunurlar; birbirlerini çağırır ve şekillendirirler. Kaderin hayatımıza gizlice girdiği doğru değildir.