• Bu benim ilk incelemem biraz endiseleniyorum aslinda belkide hosunuza gitmeyecek ama ben bu kitap icin oyle cok inceleme yapmak istiyorum ki cunku butun duygulari bu kitapta yasadim. Ve bunu bana oneren balima Hilal’ime ( Hilal )cok ama cok tesekur ederim. Ve benimle bu kitabi okuyan Tugba’ma ( Tuğba Karaca )da cok tesekur ederim.️ Neyse cok uzatmadan geceyin :)

    Bu kitap gercek aski anlatiyor, hic inanmasamda aska ama bu kitap oyle cok guzel anlatmis ki gercek askin ne kadar guzel yasandigini anlatiyor.

    Icindeki onde olan karakterlerden biraz bahsetmek istiyorum sonrada hakkinda yazilar yazmak istiyorum.
    Jennifier, Anne nin torunu.
    Gerard, Anne nin nisanlisi ve evlendigi adam.
    Anne karakteri bu kitabi onun dilinden yaziliyor.
    Westry, Anne ya asik olan ve onu onur boyu bekleyen kisi.
    Kitty, Anne nin soz de en iyi arkadasi.
    Mary, ve Stella, savas alaninda tanistiklari hemsireler.

    Roman soyle basliyor, Ada dan, Anne ye gelen bi mektupla basliyor.
    Anne adaya gitmeden once Gerard ile nisanli ama Kitty nisan gunu geliyor ve diyor ki Anne ya, “sen evlenip beni birakacaksin, bende savas alaninda yardima ihtiyaci olanlarin hemsireligini yapicam” diyor ve bunu duyan Anne, sok oluyor ve oda Kitty ile birlikte gitmeyi kabulleniyor. Oraya gittiklerinde, Kitty orada olan albayla ve Lance ile ilgili oluyor ve bunlarin ikiside aslinda kotu karakter olan kisiler. Sonra Anne da Westry asik oluyor ve Westry de ona. Aradan zaman geciyor ve Anne artik ordan ayrilma zamani geliyor ve geri donuyor. Ama bunlarin aski cok buyuk bi ask oluyor iksiide birbirine bekleyecellerini soyluyorlar. Gerard ile nisanlanip bi hafta icinde evlenmeye karar veriyorlar. Sonra Mary ariyor Anne yi ve diyor ki acilen Parise gelmen gerekiyor cunku Westry olabilir onu gormen lazim diyor. Bi sekilde gidiyor oraya hastaneye giriyor ve Kitty diyor ki “uzgunum ama seni gormek istemiyor” ve Anne cok kiziyor iksinede ve cani cok yaniyor ve gidiyor ordan. Gerard ile evleniyor. Sonra zaman geciyor ve bi mektup ulasiyor ellerine Jennifer ve Anne savas olan yere gidiyor.

    Ben boyle aralari atlayarak anlattim evet ama inanin ki okumaya basladiktan sonra neden bitti kitap diye uzuleceksiniz.

    Ben bu kitabi okudugumda, butun duygulari ayni anda yasadim, yeri geldi guldum, agladim, sasirdim, mutlu oldum, ve cok asiri sekilde kizdim (Kitty’e).... butun duygulari bi araya gelen bu kitabi bence herkes okumali.

    Ver gercekten herkeseee ama herkesee Siddetle oneriyorum🤗
  • Florence Nightingale

    Florence Nightingale (/ˈflɒrəns ˈnaɪtᵻŋɡeɪl/; 12 Mayıs 1820 – 13 Ağustos 1910), İngiliz sosyal reformcu, istatistikçi ve hemşire. Modern hemşireliğin kurucusudur. Kırım Savaşı sırasında eğitim alan hemşirelerin yöneticisi olarak öne çıkmış, savaşta yaralanan askerlerin tedavi ve bakımlarını yapmıştır. Hemşireliğe son derece olumlu bir itibar kazandırmış ve Viktorya kültüründe bir ikon olmuştur. Özellikle gece gündüz demeden yaralı askerlere baktığı için kendisine "Lambalı Kadın" denmiştir.

    Son günlerde bazı yorumcular Nightingale'in Kırım Savaşı'ndaki başarılarının medya tarafından abartıldığını, halkın bir kahramana olan ihtiyacının karşılandığını iddia etmiştir. Bununla birlikte, eleştirmenler Nightingale'in başarılarının profesyonelleştirici hemşirelik rollerini belirleyici nitelikte olduğunu kabul etmiştir. 1860 yılında Nightingale, Londra'da St Thomas' Hospital'da kendi hemşirelik okulunun kurulmasıyla profesyonel hemşirelik vakfının temellerini atmıştır. Dünyada ilk modern sivil hemşire okulu olmuştur ve şu anda King's College London'ın parçasıdır. Yeni hemşireler tarafından alınan Nightingale Andı ile adı onurlandırılmıştır. Doğum günü her yıl "Uluslararası Hemşireleri Günü" olarak kutlanmaktadır. Sosyal reformları İngiliz toplumunun tüm kesimlerine yönelik sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, Hindistan'daki açlık yardımını savunmak, kadınlara aşırı sert olarak gördüğü fuhuş yasalarını ortadan kaldırma ve kadınların iş gücüne katılımını kabul ettirme şekillerini genişletme çalışmaları olmuştur.

    Nightingale çok yönlü bir yazardır. Yaşamı boyunca yayınlanan eserlerinin çoğu yayılan tıbbi bilgilerle ilgili olmuştur. Yazınsal becerileri kötü olanlar tarafından kolayca anlaşılabilecek basit İngilizce ile yazılmıştır. Ayrıca istatistiksel verilerin grafiksel sunumunu halka sevdirmeye yardımcı olmuştur. Din ve mistisizm üzerine yoğunlaşmış çalışmaları sadece ölümünden sonra yayımlanmıştır.

    1907'de Londra'daki Kızılhaç Toplulukları Sekizinci Uluslararası Konferansı'nda, toplanan delegeler, hemşirelik alanındaki seçkinlere verilecek bir Uluslararası Uluslararası "Florence Nightingale Madalyası" hazırlamaya karar verdiler. Daha sonra, Florence Nightingale Madalyası 1912'de Uluslararası Kızılhaç Komitesi tarafından kuruldu. Bir hemşirelere verilen en yüksek uluslararası ödüldür, hemşirelere veya hemşire yardımcılara "yaralılara, hasta veya özürlülere olağanüstü cesaret veya bir çatışma ve felaketin sivil kurbanlarına olan yardımlar"a göre verilir.
  • Bir daha hiç yuruyemecegini düşünen 32 yaşındaki hastam bu akşam 10 metre kadar yürüdü. Sağ kolunda eşi,sol kolunda ben vardım. Heyecandan bütün vücudu titriyordu. Gözlerindeki sevinç piriltisini anlatmaya hiç bir kelime yetmez.Hemsireler günü için çok güzel bi anı olarak kalacak bende.
  • Tanrının en değerli armağanı olan hayat, çok defa hemşirenin ellerine terk edilmiştir.
  • Tüm meslektaşlarımın hemşireler günü kutlu olsun.
  • Tüm meslektaşlarımın hemşireler günü kutlu olsun..
  • “Dünyayı acı çekme perspektifinden görme çabası içinde, acı çekerler” (Figley 2002).