Savaş muhabirliği.. Ölümle yaşam arasında, tüm risklerin, tehlikelerin göze alındığı bir meslek, müthiş bir azim hikayesi. Bu, mecburi olarak, sırf ekmek parası için yapılabilecek bir meslek değil
GATA'nın rehabilitasyon merkezi bölümündeki fizik tedavi salonunda herkes kendi hareketlerini yapıyor ve bir yandan da sohbet ediyorlardır.
Tomris: Banuhan, dizi bitiyor mu?
Aşkın gölgesi, yalnızlığın serin koridoru ve ölümün fısıltısı… Bu kitapta sekiz ayrı kapı var; her birini araladığınızda başka bir kalp atışı duyuyorsunuz. Öyküler birbirinden bağımsız gibi görünse de aralarında ince bir keder ipliği dolaşıyor. Hepsi farklı sokaklarda başlıyor ama aynı akşamüstü hüznünde buluşuyor.
Murakami ile henüz tanışmamış olanlara küçük bir önerim var: Belki önce bir romanıyla el sıkışmak daha iyi olabilir. Onun dünyasına bir romanın geniş penceresinden bakmak, bu öykülerdeki sessiz dalgaları daha iyi hissettirebilir. Elbette bu sadece bir okur sezgisi.
Her zamanki gibi satır aralarında klasik müzik yankılanıyor, bir yerlerde spor ayakkabılar asfaltı dövüyor, bir masada tek başına oturan biri içinden geçenleri susturmaya çalışıyor. Ve bütün bunların arasında Murakami’nin o puslu, rüya ile gerçek arasındaki anlatımı dolaşıyor.
Benim için “çıksa da okusam” dediğim yazarlardan biri. Bu yüzden tarafsız kalmam zor. Sevenleri için tam anlamıyla ruhu dengeleyen bir serum gibi. Henüz tanışmayanlar içinse sabırlı bir keşif haritası.
3 Haziran Pazartesi sabahı🖤💐 Vera pencereden giren güneşle erkenden uyanır, ama yataktan çıkmaz, sessizliği bozmak istemez. Saat yedi buçuğa doğru Nazım Hikmet kalkar. Yarı çıplak, her zamanki gibi