Bilhassa romanlarında, roman kahramanlannı mutlaka
musikiyle ilişkilendirip onlann ağzından bu konu ile ilgili
görüşlerini dile getiren Tanpınar, Huzur romanında bunu
oldukça başarılı bir şekilde ortaya koymuştur. "Huzur'da,
her ferdin bir musiki dünyasının varlığına şahit oluruz. Her
ferdin, her toplumun, her devrin birer birer ya da topluca
yaşadıklan hayatlann teferruatını bir musiki parçası des
tanlaştınr. Her musiki parçası, ortaya çıkışından başlayarak,
bugüne gelinceye kadar, her fert ve her devre ait hayat par
çalannı bir araya toplayarak bir mozaik meydana getirmiş
yapının adıdır."20
Musikiyi sanattan ziyade dine benzeten Tanpınar, 21 eser
lerinde muhteşem mazimizle musiki arasında yakın bir ilişki
kurmaktan kendini alamaz. Muhteşem maziyi yeniden yaşat
mak için en önemli araçlardan biri de musikidir. "Çünkü mu
sıki çabuk büyür. Orada adetler birbirini doğurur. Nitekim
bir lahza evvelki gül fidanı şimdi bir ağaçtır." Musikinin
insandan başka maddesi yoktur. Bundan dolayı da insanı ele
alarak işe başlar. "Onu siler, değiştirir,
Sayfa 35 - Kapı yayınları 2016