Müslümanlar, kendilerine mahsus avantajların bilincinde olabilselerdi, şimdiki yerlerinden, daha farklı bir yerlerde olabilirlerdi. Ama bu avantajları, işler hale getirilmedikçe işe yaramayacaktır. Bu avantaj, yükte hafif pahada ağır bir şeydir: Müslümanca yaşamak
Sanılmasın ki İslâm'a karşı olanlar, İslâmı gerçekten bildikleri için karşılar. Gerçekte bugün İslâm'a bilinçli ya da bilinçsiz biçimde karşı koyanların çoğu, İslâm hakkında doğru dürüst bir bilgi edinmiş değildir.
Nerede kaldı olup bitenleri, çevrelerini, dünyayı Müslümanca bir bakışla görmek... İşte bu yüzden, Müslünmanca bakışın farklı olduğunu duyumsatılabilirse, bu bile kazanç sayılmalıdır, diyorum.
Ey insan!
Sen taş olmadın, toprak olmadın, hayvan olmadın. Allah, seni insan olarak yarattı. Sana üstün kabili yetler verdi. Ve dünya ve ahiretini cennet edesin diye din gönderdi.
Sadece haramları terk etmeye başla, kurtulduğunu göreceksin!
Helal dairede dünya ve ahiretini cennet edeceksin. Bunun misalleri pek çok. Sen de haramlardan kaç, helal daireye gir, üstün ol, dünya ve ahiretini cennet et. Dileğimiz, duamız budur.
Tarih şahittir ki, Müslümanlar ne zaman İslamiyet'i öğrenmiş, anlamış, yaşamışsa süper güç olmuş... Ne zaman da İslam'dan uzaklaşmışlarsa, düşmanın aya- ğının altına düşmüşler