fatma

Kişi her yaşadığını hissettiremez. Bu, kalbin haysiyetine de gölge düşürür. Bazı haller vardır yalnız kişiye mahsustur. Ne söze gelir, ne sezdirilir. Soğukkanlı, sıcakkanlı gibi tanımlamaların dışında hadiseler vardır. Kimi hüznü bir muska gibi taşır, kimi de dünyayla olan mücadelesine kahkahayı siper eder. Yaşamak insanın kendine mahsus bir tavırdır. Bir de ötelerden gelip konan hâller vardır. Yeri ve yönü tayin edilemeyen, mekanı ve zamanı kapsayan, hayatın ve ölümün sahibi olandan insan gönlüne iniveren hâl. Buna bir ad, bir kavram konulamaz. Ancak hakikat açar bu perdeyi. Büyük arif, büyük veli Cüneyd-i Bağdadî'ye birkaç derviş gelip sormuş. "Biz arifleri hep cezbeleriyle bildik, onları hep yangın hâlinde bulduk, sizdeyse bunların hiçbirini göremiyoruz, acaba nedendir?" demişler. Hazret yerinden kıpırdamadan, sadece başını kaldırıp, Neml suresinin 88. ayetini okumuş onlara: "Sen dağları görürsün de, onları yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutların yürümesi gibi yürümektedirler." Yağız Gönüler
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Yeri gelmiş acıya da gülmüşsek... "
Bazen ne düşündüğümü hissetmem için beynime özel olarak odaklanmam düşüncelerimi birbirinden ayıklamam gerekiyor. Ben ne hissediyorum, ne istiyorum, bu benim için doğru olan şey mi? Bu soruları cevaplamak bir insan için bu kadar zor olmamalı .Bazen gerçekten zor oluyor benim için. Tercihlerin bu kadar zor olabileceğini düşünerek büyümemiştim ben. Şimdi en büyük imtihanlarımdan biri oldu.Bir hocanın" Bize her şeyin bilgisi öğretildi ama duygularımız konusunda çok cahil kaldık."dediği gibi. Ortada kalakaldık... Anlamaya çalışıyoruz. Sonra yine kendim kendime veriyorum yukarıda sorduğum cevabları.O çıkmazlara daha sonra yine düşeceğimi bilsem de: Kalbini dinle. Emin değilsen, karışıksan ,içine sinmiyorsa istemiyorsun sen o şeyi.O şey senin için doğru değil! Bulanıklık kabul edemediğin içine sinmeyen şeyin göstergesi Sisli hava misali önünü engelleyen düşünceler hiçbir zaman aydınlık değildid... İstediğin şeyin ne olduğunu anlaman için ekstra çaba göstermen gerekmeyecek. Yol apaydanlık görünecek gözüne. Bekle .İçine sinene kadar bekle 🌺 Acele etme." Her şey olması gereken vakitte oluyor. " Tevekkül et.Bırak Alemlerin Rabbi'ne. O elbet yol gösterir çünkü. (kalp; benim için akıl ve duygunun ortak olduğu yer) (Kendime psikolog olmaya başladım)
Üzgünken, anlatamadığın konular olduğunda yazmak gerekiyor; yazmak ve yırtıp atmak.... Küçüklüğümden beri hep yazdım . Her şeyi güzel anım da yazılı kalsın dursun bir yerde dedim, üzgün olduğum şey de . Geçmişe baktığımda hayatımdan hatıralar kalsın istedim. Geri döndüremeyeceğim zamanı yaşadıklarımı anımsayarak hatırlayabilirim belki diye düşünürdüm. Evet yazmak çok güzel hala yazıyorum, akla gelebilecek her şeyi.. Defterleri bu yüzden seviyorum belki.. Bu yüzden çokça defterim var. Yazılacakları kategorize olarak ayırdım ayrı ayrı da.. Günlük yapacağım işleri (yapılacakları) , yapılanları, Dava ve ofisle ilgili olanları, Günlük yapılan ibadetleri, püf noktalarıyla annemin yemekleri , karalamasyon defteri(aklıma gelen güzel sözler, sevdiklerime yadığım özel yazılar, birini kaybetmenin acısı gibi) ;bir ara şiir defterim vardı.Küçükken günlük tuttuğum, hatıra yazdırdığım , şiir yazdığım ve güzel resimleri fotoğrafları kesip yapıştırdığım defterlerim vardı gibi gibi Bazen araya zaman soksam , arada düzenini kaçırdığım olsa bile dönüşüm hep yine o defterlere oluyor. İçimi dökmek, duygularımı yazmak ise genelde hüzünlü vakitlerimi kolluyor. Evet her şey güzel Bunlar kafamdakileri somutlaştırmak için kendimi dinlemek ,içimi boşaltmak için yazdığım şeyler. Kaç kez ağladığım da oldu bunları yazarken .Sorun benim bu hüzünlü anlarımı, ağlayarak yazdıklarımı yırtıp atmamak oldu.. Onu da yeni öğrendim. Bazı şeyleri yazmak ve yırtıp atmak gerekiyormuş. Diğer türlüsü yazıldığı şekilde kalıyormuş orada. Her geriye dönüp bakıldığında ben hep hüzünlüymüşüm yine aynı duygularla geldim diye kendimizi yargılamamak için belki de... Bu yüzden hayatımda fazlalıklar hissediyorum belki de. Arada kendi kendime bütün fazlalıklarımı atacağım diye söz versem bile yazdıklarımdan
Karar verirken duygusal yönümün daha ağır olduğunu düşünüyordum. Yanılmışım. Mantıklıyım demeye başlamıştım ki yine yanıldığımı farkettim. Duygu ve mantık bir arada olduğu zaman oluyor bazı şeyler... Kalbimi dinliyorum aklım da onay veriyorsa tamamdır. "Üç hakimin hükmünde hata aranmaz. Kalbin, kaderin, ölümün."