🌾Biraz yorgunum, kavgaları birikiyor insanın! Her uzvundan ayrı ayrı taşıyor acısı zamanla! Yaşımdan yorgun, yaşımdan telaşlıyım bugünlerde! Kaç yaşındayım sahi saymadım, bilmiyorum! Belki kırklarımdayım belki otuzlarımda! Belki de doksan sene yuvarlandım bu dünyanın sırtında! Hiç bilmiyorum! Hayat taviz vermediği hızı ve kavgasıyla akıp gidiyor! Baharın rahiyasından akıp coşan çiçeklerle hatırlıyorum lise yıllarımızı! Kimimize kış, kimimize bahar olup canıyla değen babalarımızı! Bu memlekette insanlar belki de en çok baba sancısıyla inliyor, en çok baba deyince aklımıza gelir çocukluğumuz! Mazinin araladığı perdeden sızıyor eski günler! Onlarla kavgalı onlarla sevdalı olduğumuz! En çok baba yokluğunun hüsranıyla kızıyormuş zaman ayrılığın yarasını! İnsan baba olunca anlıyormuş babasını! 🍂
Erdem Bayazıt
Bilmeyen sırr-ı kazayı der-i paşaya düşer
Kısmete kâni olan dergeh-i Mevlâya düşer
Hak kefil oldu kulun rızkına halk eylemeden
Bunu fikretmeyen endişe-i ferdâya düşer
Kendü kendüye gelür kısmet olunca devlet
Vaktini gözlemeyen yok yere gavgaya düşer
Gam u tertib ü hışımla geçirür evkâtın
Her kimin kim hevesi mansıb-ı dünyâya düşer
Ey perî rûyını gösterme dil-i şeydâya
Seyreden hüsnünü Mecnûn gibi sahrâya düşer
Bahr-i eşk içre gönül zülfüne meyletse ne gâm
Sarılır mâra o bîçâre ki deryaya düşer
Ey Beliğ etmeyen her emrini Hakk’a tefviz
Hazer etsin ki ânın fırsatı a’dâya düşer.
🌷
Beliğ
Bilmeyen sırr-ı kazayı der-i paşaya düşer
Kısmete kâni olan dergeh-i Mevlâya düşer
Hak kefil oldu kulun rızkına halk eylemeden
Bunu fikretmeyen endişe-i ferdâya düşer
Kendü kendüye gelür kısmet olunca devlet
Vaktini gözlemeyen yok yere gavgaya düşer
Gam u tertib ü hışımla geçirür evkâtın
Her kimin kim hevesi mansıb-ı dünyâya düşer
Ey perî rûyını gösterme dil-i şeydâya
Seyreden hüsnünü Mecnûn gibi sahrâya düşer
Bahr-i eşk içre gönül zülfüne meyletse ne gâm
Sarılır mâra o bîçâre ki deryaya düşer
Ey Beliğ etmeyen her emrini Hakk’a tefviz
Hazer etsin ki ânın fırsatı a’dâya düşer.
🌷
Beliğ
Bilmeyen sırr-ı kazayı der-i paşaya düşer
Kısmete kâni olan dergeh-i Mevlâya düşer
Hak kefil oldu kulun rızkına halk eylemeden
Bunu fikretmeyen endişe-i ferdâya düşer
Kendü kendüye gelür kısmet olunca devlet
Vaktini gözlemeyen yok yere gavgaya düşer
Gam u tertib ü hışımla geçirür evkâtın
Her kimin kim hevesi mansıb-ı dünyâya düşer
Ey perî rûyını gösterme dil-i şeydâya
Seyreden hüsnünü Mecnûn gibi sahrâya düşer
Bahr-i eşk içre gönül zülfüne meyletse ne gâm
Sarılır mâra o bîçâre ki deryaya düşer
Ey Beliğ etmeyen her emrini Hakk’a tefviz
Hazer etsin ki ânın fırsatı a’dâya düşer.
🌷
Beliğ
Bilmeyen sırr-ı kazayı der-i paşaya düşer
Kısmete kâni olan dergeh-i Mevlâya düşer
Hak kefil oldu kulun rızkına halk eylemeden
Bunu fikretmeyen endişe-i ferdâya düşer
Kendü kendüye gelür kısmet olunca devlet
Vaktini gözlemeyen yok yere gavgaya düşer
Gam u tertib ü hışımla geçirür evkâtın
Her kimin kim hevesi mansıb-ı dünyâya düşer
Ey perî rûyını gösterme dil-i şeydâya
Seyreden hüsnünü Mecnûn gibi sahrâya düşer
Bahr-i eşk içre gönül zülfüne meyletse ne gâm
Sarılır mâra o bîçâre ki deryaya düşer
Ey Beliğ etmeyen her emrini Hakk’a tefviz
Hazer etsin ki ânın fırsatı a’dâya düşer.
🌷
Beliğ