Burcu Bergen, Yaşamak'ı inceledi.
 1 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Adı "yaşamak" olup da bu kadar ölüm barındıran bir kitap nasıl da şaşırtıyor insanı. Çin'de köy köy dolaşarak geleneksel halk türkülerini öğrenmeye çalışan, insanların hikayelerini dinleyen anlatıcı bir köyde öküzü ile tarla süren yaşlı bir adamla karşılaşır. Adam Fugui'dir ve hikayesini anlatmayı pek sevmektedir. Bizler Fugui'nin öyküsünü dinleriz kitap boyu. Varlıklı bir ailede doğan Fugui, tek çocuk olarak zevk-i sefa içinde büyürken sorumsuz, savruk, terbiyesiz bir genç adama dönüştüğünde ellerinde olan tüm ata toprağını kumarda kaybeder. Efendi Fugui olur bize fakir bir adam. İşte o zaman Çin'in sefaletine dalarız biz de. Fugui'yi sonraki yaşamında yaşadıkları olgunlaştırır zamanla. Bir gün evden doktor çağırmak için çıkar ve zorla askere alınarak milislerle savaşmak için çok uzaklara götürülür. Yıllarca geri dönemez. Döndüğünde ise karısı ve çocuklarını ser sefil bulur. Yılmaz, yine sarılır hayata, bir çıkış arar... Bu arada Çin'de değişimler başlar... Komünler kurulur. Zenginler cezalandırılır. Halkın olan tüm mal devletin ortak malı olur. Devlete çalışır tüm ülke. Sonra herkes Mao'nun askeri olur; Fugui ve ailesi ise yaşam savaşı verirler. Sonunda 3 nesli birden toprağa gömen Fugui; elinde son kalan ailesi, öküzü Fugui ile dertleşe dertleşe umutla yaşamaya çalışır.

Okuduğum en en temiz yazılmış kitaptı diyebilirim. Ne sizi yoran betimlemeler, ne kanırtarak ağlatacak kadar dram var. Dozunda verilmiş, zamanla sizi güldürecek kadar komik olmaya başlayan kayıplarla Fugui okunmayı hakeden bir hayat yaşamış bence.

Kitap hakkında detay isteyenler için;

http://www.filmlervekitaplar.com/...-icin-bir-yorum.html

mmmrymmm, bir alıntı ekledi.
2 saat önce

"Herkes biliyor. Kimse kendisi değil. Kendisi diye bir şey var mı, ondan da emin değiliz."

Aşıklar Delidir ya da Yazı Tura, Ayfer Tunç (Sayfa 152 - Can Yayınları)Aşıklar Delidir ya da Yazı Tura, Ayfer Tunç (Sayfa 152 - Can Yayınları)

Güneş doğduğuna göre herkes maskesini takıp normal hayatına dönmeye başlamıştır umarım zira ben öyle yapıyorum da

"Herkes güzel bir hikayenin konusu olabilir" demişti bir seferinde dedem.
"Ama bu mutlu olacağı anlamına gelmez."

Emrah Serbes

Cihad Kök
Mutlu olmak için,birçok sebep var hayatta.
Herkes eşit şartlarda değil ama herkese yetecek kadar mutluluk var aslında...

z, bir alıntı ekledi.
6 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

İnsanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler, üst tarafını uydururlar; ve günün birinde hatalarını anlayınca, yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar. Halbuki mümkün olana kanaat etseler, hayallerindeki hakikat zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz. Herkes tabi olanı kabul eder ortada ne hayal sükûtu, ne inkisar kalır.. Bu halimizle hepimiz acınmaya layıkız; ama kendi kendimize acımalıyız. Başkasına merhamet etmek, ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki, ne kendimiz bu kadar büyük ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 93)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 93)
Bohemya Kraliçesi, Saatleri Ayarlama Enstitüsü'ü inceledi.
 6 saat önce · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · Puan vermedi

Sonunda bitirdim. Şükürler olsun Yarabbim!
Okurken sıkıntıdan ölecek gibi oldum. Büyük bir heves, merak ve heyecan ile başladım okumaya. Ve de büyük bir beklenti icerisindeydim. Fakat bunlarin hepsi daha ilk sayfalarda bir daha canlanmayacak şekilde öldüler.
Sonuna geldigimde basıni ve ortasını unuttuğum, iki-üç kere tekrar etmek zorunda kaldıgım çok uzun cümlelere maruz kaldım. Zira uzun cümleleri okumaya çalışırken nefesi kesilen bir insanim ben.
Çok fazla insanın gereksiz bir şekilde uzun uzun anlatılmasını kesinlikle sevmedim. Hepsinin bir araya getirilerek anlatıldigi kısımlarda herkes birbirine karıştı. Bu durum beni aşırı bunaltti.
Tüm bunlara ragmen Hayri İrdal'ın iç konuşmaları çok hoşuma gitti, bana keyif veren tek şey buydu diyebilirim.
Son söz olarak harcadığım çabaya ve zamana değmedi.

Aşk yaratıcının nakışı. Kendisinden sirayet eden ,kendini bulduran. Her aşığın maşuku Rabbi aslında, onu seviyor herkes ama farkında değil. Rabden bir cüz.
Mevlana'da Şems'i bulduran ne ola ki? Ferhata dağları deldiren, Züleyha'ya Yusuf'u unutturan ne? Tabi ki Rabbin muhabbeti.