hernevikitap

hernevikitap
@hernevikitap
Puan vermedi·246 syf.··
2026 7. kitabı
Yıl 2003’tü ve İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda İpin Ucu adlı oyunu izlemiştim. Yazar Vüs’at O. Bener ile tanışmam bu oyun sayesinde olmuştu.Eski AKM’deki Oda Tiyatrosu’nda izlediğim oyun yoğun ironi barındırıyordu.Ne yazık ki oyuncuları hatırlamasam da yönetmeni Müşfik Kenter’di.Eski AKM’de ne çok oyun izlediğimi hatırlıyorum.Yurt dışından festival kapsamıyla gelen oyunların izleri hâlâ ruhumda ve belleğimde.Bir de tabii o eski AKM binası...Ya yaşadıklarımdan ya alışmanın doğasından ya da eskisini bilip mukayese edebilmekten dolayı,yeni hâline hiç alışamadığım bu bina;en azından aynı yerde varlığını idame ettiriyor.Bu da teselli bulmama vesile oluyor.Sadece AKM’nin içi değil,binanın önü de bir dönem çok mühimdi.İzmir’de Sevinç Pastanesi önü neyse İstanbul Avrupa yakasında AKM önü de oydu:Sözleşilen saatte buluşulan o meşhur nokta.Kitaptan daha fazla uzaklaşmadan konuya dönüyorum. Yazar,daha önce paylaştığım Siyah Beyaz öyküsünü Turgut Uyar’a,Buzul Çağının Virüsü romanını ise Oğuz Atay’a ithaf eder.Onlarınki yıllarca süren bir dostluktur. Kitap içinde yer alan bazı öykülerden bahsedeceğim. Yaşamasız,Dost’tan sonra yayımlanan ikinci öykü kitabıdır.İlk öykülerinde olduğu gibi Yaşamasız kitabındaki öykülerin de atmosferi basıktır, kötümserdir.Bu duruma örnek olarak kitap içinde yer alan“Kan” öyküsü gösterilebilir.Aslında yazarın yapmak istediği tam olarak bu atmosferi yaratmaktır:Basık ve karanlık.Ayrıca bazen karakterleri de kötümserdir;bu kitapta yer alan Batak öyküsündeki öğretmen karakteri gibi.Aynı zamanda biz okurlar için bu öyküde atmosfer de adeta bataklıktır;insanda kaçış imkânsız hissi uyandırır.Bu bağlamda ve yarım bırakılmış cümleler,tekrarlar gibi ayrıntılarla,dil dâhil olmak üzere öykülerde üslup birliği bulunur. Vüs’at O.Bener’in öykülerinde yaşamından
YaşamasızVüs'at O. Bener · Everest Yayınları · 202216 okunma
Reklam

hernevikitap

, bir kitap okudu
Puan vermedi·246 syf.··
2026 7. kitabı
Vüs'at O. Bener
0/10 · 16 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 6. kitabı
Siyasetin ve savaşların insan yaşamı üzerindeki etkisi oldukça fazladır.Rusya'nın da her ülke ve her millet gibi tarihinde kırılma noktaları vardır.Rus çarlığı,Rus İmparatorluğu Kırım Savaşı, 1853 – 1856 Osmanlıya yenilgisi ve bu yenilginin ardından gelen 1917 Ekim Devrimi: Bolşevik İhtilali,ardından Sovyetler Birliği'nin kuruluşu,2.Dünya Savaşı,ardından iç savaş ve Sovyetler Birliği'nin dağılışı. Roman,tüm bu aşamaların aslında bir ailenin belli bir zaman/tarih diziliminden sonra kendi yapılarına yansımasını işler.Aynı zamanda romanda aile üyelerinin birbirlerini yargıladıkları tüm özelliklerinin aslında bir sonraki kuşağa aktarılması ya da kendi kuşağı içerisinde kendilerinin sınandıkları durumlar olarak ortaya çıkar.Sürgün,yerinden edilip nereye gitse yer edinemeyenler,kaçış,geride öylece bırakılanlar,unutulmaya terk edilenler,unutulamayanlar, göç ve bir ailenin büyük sırları tarihsel olaylar gerçekliğinde bir kurgu da işlenir.Bir aile üzerinden anlatılan hikâye,aslında birçok ailenin göçteki acı tarihini de aktarır.Bir aile ve iki milletin kaderi hüzünlü bir biçimde roman boyunca anlatılır. Kimlik konusunda bazı karakterler inançlarıyla, kökleriyle kendilerini belli bir yere konumlandıramazken, isimleri bile kendilerine hitaplarda yerleşik değil, değişkendir. Kitabın her bölümünün fonunda gerçek bir tarih ve ayrı bir hüzün bulunur. Zaten tarihin acı yaşanmışlıkları varken bir de bu duruma koskoca bir aile sırrı eklenir. Bu sır öyle bir sırdır ki;saklayanları da kendilerinden saklanılanları da yakar kavurur. Romanın her karakteri yabancılaşmış,kırgın ve kırıktır.Ayrılığa neden arayanlar, göçün ve ayrılığın anlamını soranlar,bunlardan dolayı acı duyanlar,yaşattıklarıyla sınananlar,köklendiği yere hasret çekip nereye gitse gurbette kalanlar,gittikleri yerde tutunmaya
Bilinmeze DoğruHülya Başarangil Demir · Bilge Kültür-Sanat Yayınları · 202560 okunma
10/10
·144 syf.··
2026 5. kitabı
İnsanlık tarihini en güzel anlatan, elimizde tuttuğumuz nesneler ve onların yüzlerce yıllık evrimidir. Nesneler,insanların nasıl yaşadığına dair bir nevi birer belgedir.Okuduğum kitap nesnelerle ilgili.Maddi kültür antropolojisi olan kitap,nesnelerin hangi amaçla,ilk ne zaman kullanıldığının yanı sıra ve daha ağırlıklı olarak zaman içindeki değişimlerini,bu nesneler ile insan davranışlarını ele alır.Kitapta bahsedilen nesnelerin çoğu gündelik hayatımızın tam içindeki nesnelerdir.Nesnelerin günümüzde kullanılma ile geçmişte kullanılma amaçlarındaki farklılıkları içeren bilgiler hayli şaşırtıcıdır.Toplumsal değişimlerle nesneler arasındaki paralelliğe de dikkat çeken kitap,edebi bir anlatıma sahipken nesnenin salt icat edildiği tarihi odakta tutmaz,nesne-insan etkileşimini de yansıtır.Kitap içinde,yazımın başında belirttiğim gibi antropoloji varken sosyoloji, tarih hatta insan psikolojisi de yer alır.Bazen de insanın,medeniyetin gelişimi ile nesnelerin gelişimine şahit olunur.Binlerce yıl öncesinden günümüze dek uzanan birçok nesneyi mercek altına alan kitap,nesnelerin bazen nasıl bir ihtiyacı karşıladıklarını,bazen sınıf farkını ortaya koymak için nasıl kullanıldıklarını,bazen tamamen işlevi için bazen de işlevi dışında nasıl ve neden kullanıldıklarını aktarır.Günümüzde ihtiyaçken tarihte süs olan ya da günümüzde süsken tarihtey ihtiyaç olan nesneler,uygarlıkların ve dünyanın adeta benliği olarak ele alınır.Dinlerin nesnelere sirayeti,insanlığın başlangıcından beri var olan deyimlerin ve bir hadisenin çıkışına ön ayak olan nesneler,aynı nesnenin uygarlıklara göre farklı amaçlarla kullanılması kitapta yer alırken,bazı nesnelerin etimolojisi de bulunur.Tarihteki büyük vakalarda kendilerinden esinlenilmesi,bugünkü haline ya da kullanımına ulaşmak için nesnelerin katettiği
Nesnelerin Minyatür TarihiŞeyma Üstün · Bilge Kültür Sanat · 019 okunma