hernevikitap

hernevikitap

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.··
2025 23. kitabı
Maj Sjöwall
7.8/10 · 124 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·296 syf.··
2025 22. kitabı
Serinin ilk kitabı olan Angeliki ile Mehmet‘in aşklarının engeller karşında ve yaşanan trajediler içinde ne olacağını merak ederek bitirmiştim.Sirkeci Garı’nda.Birinci kitapta yer alan Maksim Gazinosu’ndaki Gönül Yazar’ın,meyhanedeki plaklarda çalan Zeki Müren’in,Müzeyyen Senar’ın,Safiye Ayla’nın,rebetikoların,kırılan camların,Beyoğlu’nun,roman karakterlerinin hıçkırıklarının ve kahkahalarının kulağımda kalan sesleriyle,içimdeyse bir buruklukla hemen serinin ikinci kitabı olan Bu Böyle Yarım Kalmayacak’a başladım. “Sen benim son nefesimi çaldın’’diyen babaya üzülürken,”sen benim hayatımı çaldın“diyen kızına hüzünlenirken,kime hak vereceğimi son satırlara kadar bilemedim. İkinci kitabın başları bir gidişin ve geride kalanların,bırakılanların üzerine kurulu. İlkinde olduğu gibi bu kitapta acı yaşanmışlıklardan olan,bazı karakterlerin kararlarına,hayatlarına sirayet etmiş 6-7 Eylül’ün izleri vardır.Konuyla ilgili olarak on sekiz yıl önce Vasilis’in İstanbul’dan ayrılmasına karşı gelen Panayotis ile Vasilis’in konuşmasını alıntı olarak paylaşıyorum: “İnsan toprağını terk eder mi hiç?” “Asıl toprak insanı kusar mı be?” Bu defa ağırlıklı olarak Rumca ve Türkçe şarkı dizeleri yine bölümlerin adını oluşturur. Bazılarıysa birbirine akmış,karışmış şarkılar. Karakterlerin dönüşümü etkileyicidir.Örnek vermem gerekirse,zincirlerini kırmak isteyen Ayşe’nin eyleme geçmesi. İlk kitapta vuku bulan olayların tesiriyle karakterler kendilerini suçlu hisseder.Suçlanan karakterlerinse varlıkları hüzünlü bir biçimde işlenir.İkinci kitabın başlarında karakterlerin,özellikle Ayşe’nin dramı biz okurlar için zordur.Karakterlerin neredeyse hepsi birer enkazdır. Aşıkların ve birçok karakterin ikinci kitapta ayakları yere basmaya başlar;hayatın gerçeklerini kavramaları,kararları,sevme
Bu Böyle Yarım KalmayacakYasemin Özek · Epsilon Yayınları · 2022103 okunma
Puan vermedi·101 syf.··
2025 21. kitabı
Sait Faik Abasıyanık,işlediği öykü kişisinin ta derinlerine iner.Onun dünyasını, çelişkilerini,onun gördüklerini ve bunalımlarını aktarır.Sıradan insan diye adlandırılan ya da küçük insan olarak nitelendirilen kişiler,yazarın öykü karakterleridir. Tüneldeki Çocuk,yazarın son dönemi olarak adlandırılan dönemine ait öyküleri ve röportajları barındırır.Bu döneminde imgelem kullanır ve İstanbul'a ait düşünceleri değişir.İstanbul pek sevgiyle aktarılmaz ya da eskisi kadar İstanbul'dan bahsedilmez. Zaten orta döneminde İstanbul sevgisinden gitgide uzaklaşmaya başlamıştır.Bu dönemine ait öykülerin genel özelliklerinden biri de yalnızlığın sıkça işlenmesidir.Gerçekçi anlatıma sahip olan yazar,son dönemine ait öykülerinde sürrealizme yaklaşır. İkinci(orta) döneminde yazmış olduğu Kırlangıç Yuvasındaki Kadın öyküsü de gerçeküstü bir öyküdür.Fakat Tüneldeki Çocuk, Az Şekerli, Alemdağ’da Var Bir Yılan kitaplarındaki öykülerde sürrealizm hakim denilebilir. Bu kitabında olmasa da bu döneminde yazmış olduğu öykülerde gizlemediği eşcinsellik yer alır. Kitap içerisindeki bazı öykülerden bahsedeceğim. Sait Faik,Tüneldeki Çocuk öyküsünde tünelde karşılaştığı fakir ama mutlu çocuğun hikayesini anlatır. Fakiri övdüğü varlıklı kişileri yerdiği öykülerden sayılabilir ki,Bin Dört Yüz Yetmiş Altı Nikel Kuruşun Hikayesidir adlı öyküsünde de paranın insanları nasıl değiştirdiği vurgulanır. Yalnızlığın odakta olduğu öykülerden bazıları da Sevgilime Mektuplar,Önündeki Kış öyküleridir.Önündeki Kış öyküsünde yaşlı bir adam ve kış arasındaki mücadele anlatılır. Yalnızlığın dışında yaşlılık, ölüm temaları da bu öyküde işlenir. Umut, Ketenhelvacı öyküsünde ön plana çıkar; hayata tutunma çabası bulunur. Kitapta bulunan röportajlardan biri Orhan Veli ile yapılan, içeriği Garip akımı olan
Tüneldeki ÇocukSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,806 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2025 20. kitabı
Kitapta yer alan dosya bir dava dosyası değil,adeta bir tahmin yarışıdır.Başlarda hiç olmayan,daha sonra silik ip uçlarıyla ve şüphelilerin çokluğuyla çözülmesi zor bir olay,düğüm halindedir.Büyük bir yapboza kendi parçasını ekleyecek,muhtemel biri suçlu diğeri tanık seksen beş kişi ...Bu kişileri bulmak,onları soruşturmaya dahil etmek derken ölen kadının zamanında bağlantılı olduğu kişileri araştırmak,arkadaşlarını bulmak başlı başına araştırmanın ilk sürecini uzatır. Olayla bağlantılı olup olmadığı araştırılacak kişiler birçok millettendir ki onlardan biri Ankara’da yaşayan bir Türk’tür. Tam bir şeye ulaşıldığı sanılırken bir hayal kırıklığı ile araştırma başladığı yerden devam eder. Seriyi bitirdikten sonra yorumu yazdığım için daha ilk kitabın yorumunda genel anlatımlar kullanacağım.Martin Beck serisinin yazarları Maj Sjöwall ve Per Walöö kalem ortağıdır ve evlidir.Seri on kitaptan oluşur. Serinin odağında Martin Beck ‘in ve polis teşkilatındaki karakterlerin maceraları bulunur. Eşler ayrı ayrı üretimde bulunsalar da bu seri ortak bir çalışmadır fakat ortakların yolu bir ölümle ayrılır.Per Wahlöö öldüğünde Maj Sjöwall editörlük,köşe yazarlığı yapar ve yazar olarak meslek hayatına devam eder fakat seriye daha sonra tek başına imza atmaz. Seri 1965 1975 yıllarında geçer.Gerçek bir zaman akışı vardır.Seri dizi ve filme uyarlanmıştır. Kahveyi çok tüketen,sigara içen fakat daha sonraki kitaplarda sigarayı bırakan,az uyuyan Martin Beck,cinayet masasında görevlidir.Karısı ile sorunları vardır fakat çocukları için boşanmaz.Onun başarısını sağlayan ayrıntılardan biri yolunda gitmeyen bu evliliktir. Çünkü eve gitmemek için daha çok iş yerinde ve görev için şehir dışında olur.Ona hangi görev verilirse verilsin üstlenir.Görevi sırasında titizdir,detaycıdır.Karı koca
Kanaldaki KadınMaj Sjöwall · Ayrıksı Kitap · 2019193 okunma