Birbirinden bağımsız beş hikayeden oluşuyor: Duvar, Oda, Herostratus, Özel Yaşam, Bir Yöneticinin Çocukluğu.
Her bir hikaye farklı sorgulama içeriyor. Kahramanların hissettiklerini devam ettirselerdi yani daha kurumamış duvarın içinden geçselerdi "ne olurdu?" sorusunu sordurtuyor.
Duvar başlığını her hikayenin sonunu fiziksel çarptırma olarak bilerek kullanmış. Kahramanlar ve olaylar duvara çarpıyor ama siz devam edebiliyorsunuz.
Dili olarak ;varoluşçuluğun gölgesinde sade bir şekilde yazılmış.
DuvarJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 20184,352 okunma
İnsanoğlunun bu büyük düşmanıyla savaşmayı bilmezler: kuşbakışı görünüşle. Eğiliyordum ve gülmeye başlıyordum. O kadar gurur duydukları eşsiz, benzersiz şu “ayakta olma durumu” neredeydi şimdi? Kaldırıma yapışmış eziliyorlardı; yarı sürüngen iki uzun bacak omuzlarının altından çıkı çıkıveriyordu.
Ulysses bilimsel bir dil kullandığında bile, yarı-bilimsel nesnelliğin şovunu yapar, öte yandan, tam bir olumsuzlamadır ve tümüyle bilimsel olmayan bir karamsarlık sergilemektedir. Buna karşın yaratıcıdır -yokediciliğin yaratıcılığı- onda, tapınakları yakan Herostratus un teatral anlatımı olmasa da, çağdaşlarımızın burnunu gerçekliğin gölgeli yüzüne sürtme çabası göze çarpmakta; Joyce bunu herhangi bir kötü niyetle değil de, sanatsal nesnelliğin saf suçsuzluğuyla başarmaktadır.
Giriştiğim her şeyi bırakmak zorunda kaldım. Ya uyumsuz ve mahkum edilmiş bir girişimi ya da er geç onların çıkarına yönelmesi gereken bir girişimi seçmek gerekiyordu. İnsanlara kesin olarak aktarmadığım düşünceleri kendimden ayırmayı, düzene koymayı başaramıyordum.
Dünyanın harikalarından biri olmayı bilen Efes’teki Artemis Tapınağı’nın inşası yüz yirmi yıl sürmüştü. İsa’dan önce 356 yılında, tek bir gecede, tapmak küle dönüştü. Onu kimin tasarladığını kimse bilmiyor. Buna karşılık katilin adı hâlâ anılıyor. Herostratus, kundakçı, tarihe geçmek istedi. Geçti de.