Septimus çok zayıftı; elini bile zor bela kaldırabiliyordu. Kaldı ki şimdi tamamen yalnızdı; mahkum edilmiş, terk edilmiş, tek başına ölmek üzere olan insanlar gibi. Fakat cazip bir yanı da vardı bu halin, yücelikle dolu bir herkesten uzaklık.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Demek ki yüzüstü bırakılmıştı. Bütün dünya yaygara kopartmaktaydı: Öldür kendini, kendini öldür, bizim hatırımıza. Fakat Septimus niçin onların hatırına kendini öldürecekti ki? Hem nasıl yapacaktı, yemek bıçağıyla çirkince, her tarafı kana bulayarak mı, yoksa ağzını havagazı borusuna mı yaslamalıydı?
Kabak gibi ortadaydı; kocaman ağaçlarla, kayıtsız bir dünyanın devasa bulutlarıyla kuşatılmış ve ortada kalmıştı; korumasızda; işkence görmüştü; niçin acı çekmek zorundaydı? Niçin?