Bütün genişliğine rağmen yeryüzü daraldıkça daralınca, kemiklerimi ezecek kadar sıkınca sadece bir kıpırdanmadan ibaret bunca çaba. Sağa sola dönünce belki bir nebze nefes almak gibi işte.
Sırtında bir dağ varmış, dağ taşıyormuş, o dağı aşamıyormuş, mecalin, dermanın yokmuş gibi atıyormuşsun her adımını. O dağı omuzlarına ben koydum demedim.