Oturdum, kendi yaptığım erik hoşafına eklediğim cinimi yudumlarken düşünüyorum. "Heyyy gidi Betül hey, sen bu kitapları okuyacak insan mıydın?" diye sordum kendime. Ben ki içinde Tutunamayanlar'ın da olduğu 17 tane tuğla klasiği bir ayda okuyup üstüne edebi incelemeler yazardım ben ki Niteliksiz Adamın dört cildini bir haftada okuyup üzerine saatlerce konuşurdum. Geçen yıl sanıyorum 16 kitap okuyabilmiştim bu yılki 5 ya da altıncı kitabım, onlar da kitapları olsa Bu kitaba ayık kafayla yorum yazamazdım çünkü bilinci yerinde Betül bu kitabı okuduğunu kendinden bile saklardı. Kitaplığıma nasıl girdi onu bile bilmiyorum. Neyse efendim, bir kız var çok masum çok güzel ama güzel olduğunu bilmiyor. Sonra bir adam var çok zengin çok yakışıklı ama o zengin ve yakışıklı olduğunu biliyor. Bunlar bir araya geliyorlar adam vuruyor kırbacı. Tuvalette, banyoda, ahırda, evde her yerde Allah ne verdiyse sevişiyorlar (onlar daha argosunu kullanıyor). Biri sadist diğeri mazoşist sebebi de babaları. Evet, konu bu kadar 500 sayfa boyunca adam dantelli çamaşırları yırtıyor ve kıza vuruyor kırbacı. Kötü haber bende ikinci kitap da varmış. Ben de mi mazoşistim bilmiyorum ki?