Zaman her şeyin ilacı derler. Tekamül zaman alır. Yaraları sarmak için tecrübelerde derinleşmek gerekir. Kendine, olaylara, insanlara bakışın değişir. Kırgınlıklarının aslında o kadar da yaralamadığını farkedersin. Ağlayacaksan bile geçmişteki hislerin aklına gelir onu içselleştirip ağlarsın. Aslında şu anda o kadar yaralamaz. Büyümek, olgunlaşmak o kadar özgür hissettirir ki insanı hafiflersin. Zihnin akıp gitmiştir, saplanıp kalan kötümser bakış açısına çarpmadan. Duygu dalgalarına izin vermişssindir.
İçinden geçirirsin artık bu cümleleri; Evet, ben yaşadım, hislerim böyleydi önceden, o anki halimi kucakladım, sarıldım ona. Çevremdekileri de ayrıştırmadan anlamaya çalıştım.
Herkesin göreceği çok sınav vardı. Onlar da kendi yolculuğunda doğru ya da yanlış bir şekilde yaşıyorlardı. Herkes kendine yapıyordu aslında ne yaparsa. Affettim sonunda. Çünkü beklentisizlik mutluluktu. Omuzlarımda yük olmamalıydı kimse. Hayat yeterince zorken anladım ki olumsuz düşünceler için zaman yoktu. Kuşlar ötüyor, çicekler gülümsüyordu. İnsan günden güne evriliyordu. Değişiyorduk, gelişiyorduk, büyüyorduk.