• İnsanlar ölümün ne olduğunu bilselerdi ondan hiç korkmazlardı. Korkmayınca da, kimse onların yaşam zamanını çalamazdı.
    Michael Ende
    Sayfa 136
  • Kitabı bitirdim. Ama hala yanımda taşımaya devam ediyorum. Sebebini tam bilmiyorum. Ama uzak kalmak istemedim sanırım. Biraz daha yanımda kalsın istedim :) Sevdiğinden ayrılmak istemeyen birinin içgüdüsüyle yaklaşıyorum kitaba :))

    “Bile isteye yoluna çıktım.” diyor Ferit Edgü 29. sayfada. Bende bile isteye çıkardım Ferit Edgü’yü yoluma. Tezer Özlü çıkardı daha doğrusu. Mektuplarında okuduğumdan daha narin bir adam. İncecik bir adam. Bilen bilir isim takıntım vardır. İsimleri nedeniyle okumadığım yazarlar vardır. Bu yüzden kendime çok kızıyorum elbette. Ama bu elimde olan bir şey değil. Ferit ismini ise çok severim. Hem ismini, hem kendisini, hem yazdıklarını, hem Tezer Özlüyle dostluğunu, hem de fotoğraflarda şiş gibi duran gözlerini çok sevdim.

    Kitap, cümlelerini daha Tezer’e mektuplarından sevdiğim birine ait olunca ve içinde kedi de olunca çok daha başka oldu benim için. Bitmesinden korka korka okudum gerçekten kitabı. Sanırım Ferit Edgü’nün de benim gibi zamanla bir sorunu var. Kitaptaki “Zaman” isimli yazıyı çok sevdim. Sitedeki alıntılardan ve yine bu sitede tanıştığımız bir arkadaşımızın çalışmalarını yürüttüğü “Kitap Pasajı” uygulamasıyla bir sabah kitabın tamda bu pasajını mesaj olarak almıştım. Daha o zamandan sevdim bu kitabı ve yazarımızı. Ama çok geç kaldığımı düşünüyorum Ferit Edgü için. Daha erken tanıyıp okumayı çok isterdim. Her kitabın bir zamanı vardır. Bu kitabın zamanı da şimdiymiş diyerek kendimi teselli etmek istiyorum.

    Kitabı okurken bir yandan yazarı daha da çok severken bir yandan da kıskandım. Daha önce de söylediğim gibi, çok zengin bir edebi çevreye sahipler. Bu çok büyük şans. Şu an okuduğumuz en güzel kitapların yazarları bir şekilde birbirini tanıyor. Hepsi dost. Birbirlerinin kitaplarının yazılışına şahit oluyorlar, katkıda bulunuyorlar. Daha ne olsun hayatta :)

    Kitabın bir bölümünde yazarımızın kitaplığa kitap dizmek konusundaki fikirlerini okuyoruz. Bu konudaki fikrini kendime çok yakın buldum. Aynısını yapıyorum kitaplığı her düzenlediğimde, yeni kitaplar getirdiğimde. Bazen böyle kitap dizen başka kimse var mıdır acaba diye düşünürdüm. Çünkü gördüğüm çoğu kitaplıkta kitaplar boy ve kalınlık sırasına göre dizilmiş olurdu. Bende kitaplarımı Ferit Edgü gibi dizdiğim için genelde kitaplığımın dağınık olduğunu düşünür çevremdekiler. Aslında dikkatli baksalar tüm dostları bir araya topladığımı görebilirler. Ferit Edgü’nün kitaplarını dizişini de sevdim anlayacağınız.

    Gelelim kitabın kedili kısmına. İçinde kedi olan, içinde kedi geçen ve içinden kedi geçen her yazıyı seviyorum. Hatta içinde kedi olan her şeyi seviyorum sadece yazı değil. Kedili kısımda Ferit Edgü aslında kedileri çok sevmediğini söylüyor. Nasılsa ölecek diye alıyor kediyi. Bende yarın veterinere götürürüm diye almıştım :D İnsan ancak bu kadar kandırabilir kendini. Sonra ne mi oldu, Ferit Edgü de bende kedi annesi olduk. İnsan bir kedi için ne yapar ? Bir çok şey yapar. Ben hiç hazır değilken anne oldum mesela. Ferit Edgü, mümkün değilken anne olmuş. Aklıma gelen her kötü senaryoda onu düşünürdüm ilk. Her zaman önce onu garantiye almak eğilimindeydim. İçime doğan her kötü histe eve koşmak isterdim. Tıpkı yazarımızın binbir zorlukla Berlin’e ulaşmaya çalışması gibi. O satırları okurken nasıl bir heyecanla okudum anlatamam. Berlin duvarı sebebiyle işgal güçlerinin uçağına binmesi gerektiğini yazdığı satırlarda, dayatılan çıplak aramayı (ki insanlık suçudur) kedi için kabul ettiğinde bende o sayfanın kenarına “Duvarınız yıkılsın. Bırakında gitsin kedi bekliyor.” Yazdım. Ne yapayım kedilerin beklemesine dayanamam.. Bu noktada kitap sizi kendine katıyor. Yani siz onu kitapçıdan alarak kitaplığınıza kattığınızı düşünüyorsunuz. Ama kitap size okuduğunuz satırların devamını yazdırıyorsa naçizane, kitap sizi kendine katmış demektir.

    Güzel bir kitap okudum. Harika bir yazarla daha derinlemesine tanıştım. Eksiksiz diyebilirim Ferit Edgü için. Eksiksiz bir yazar. Eksiksiz bir kedi annesi. Eksiksiz bir dost. Bir de gözleri çok tatlı. Dersin yeni uykudan uyanmış. Her an günaydın der gibi bakıyor :) Günaydın gözlü bir yazar, anlayacağınız :)

    Ben bunları yazana kadar çalıp duran şarkıyıda siz değerli inceleme (yorum) okurlara armağan etmek istiyorum. Günaydın :))
    https://youtu.be/Q3Kvu6Kgp88
  • "Hiç kimse tarafından korunup kollanmamış. Hep kendi başının çaresine bakmış. Kendi başının çaresine bakmış bir kızın gözleri yumuşak ve kibar olmaz."
  • Dünya tarihi göstermiştir ki, inananlar dışında hiç kimse karşı çıkmamıştır heykel emperyalizmine...
  • İnsan bir kere birine geç kalır ve bir daha hiç kimse için acele etmez.

    - Yaşar Kemal
  • 'Bırak bütün insanlar seni tanısın; ama hiç kimse seni tam olarak tanımasın. İnsanlar, sığ yerini gördükleri dereyi kolay geçerler.'

    - Benjamin Franklin
  • "Sana akıllıca bir öğüt vereyim: Bu kadın her kimse, sana hiç iyi gelmiyor."