o günden bu yana nice yapraklar döküldü yavaş yavaş, nice yıllar geçti, mevsimler eskisi kadar güzel gelmiyordu artık. yapraklar uçmayı kesmiş, sonbahar ağaçlara çoktan küsmüştü. rüzgârlara ne olduğu konusundaysa en ufak bir anımsama bile yok içimde. bir zamanlar canım ve kanım olan o kadına gelirsek; söğüt ağacının altında bir daha asla göremedim onu. şimdiyse her gün o yağmurlu günü anımsıyorum. hüznüme sebep olan o güzel hatıralar, ve özlediğim yegâne an bir daha asla geri gelmeyecek. fakat hâlâ adımlarım o ormandadır, ağaçların da ardında, yıldızların semasında. göğsümün boşlukla dolduğuna şahit olur, ve bembeyaz anıların kalbimi üzmesine eşlik ederim, ve sevgisine mahzar olduğum o söğüt ağacının dibinde, dillendiremediğim elvedamın kavuşmasını beklerim.